29.11.2018, Perşembe

Tiryaki Hasan Paşa

 

 

Doğum tarihi kesin olmamakla beraber, Ünyeli olduğu bilinir Kahveye düşkün olduğu için kendisine "Tiryaki" lakabı konmuştur. Birçok yabancı dil bildiğinden, genelde eyaletlerde görevlendirilmiştir. En uzun süre görev yaptığı yer Zigetvar Valiliğidir. Burada yaklaşık 20 yıl görev yapmıştır.

Enderunda yetişmiştir.1574'te III. Murad tahta çıkdiğında onun rikâbdarı oldu. Saraydan çıkma yaptıktan sonra yaklaşık olarak 20 yıl Zigetvar beyi ve sonra Zigetvar beylerbeyi görevinde bulunmuştur. Bu sırada Eflak'ta yapılan bir çarpışmada etrafındakiler geri çekildikleri zaman bunu çekemeyen Tiryaki Hasan Paşa'nın tek başına atını düşmanın üzerine sürdüğü ve ancak kethudası atin dizginlerine yapışarak buna engel olduğu bu beyin ne kadar cesur olduğunu gösterdiği için yaygın olan rivayetlerdendir.

1594'te Bosna valisi tayin edilmiştir ve sonra Kanije valiliği verilmiş ve 1597'de ikinci kez Bosna Valisi Macarları iyi tanımasından ötürü "Macaristan Genel Valiliği" de yapmıştır. Bu görevindeyken emekliliğe ayrılmıştır. Çiftliğinde yaşarken, yeni fetholünan Eğri ve Kanije şehirlerini içine alan sınır eyaletine (Kanije Kalesi'ne) beylerbeyi olarak atandı. Buraya geldiğinde yaşı 80 dolaylarındadır. 1601 yılına kadar burada görev yaptı.

1599'da Avusturyalılarla yapılan bir çarpışmada Semendire beyi Mehmed Bey'le beraber yaralandı. Sonra Kanije'de 1601 yılında mahsur kaldı ve burayı Arşidük Ferdinandkumandanlığındaki Avusturya ordularının saldırlarına karşı 2 ay savundu (Kanije Savunması). Düşman ordusunu tatlki hilelerle perişan etmekle isim yaptı. Savunma başarıyla sonuçlandı.

Sonra da dördüncü vezir şeref rütbesi de verilerek 1602'de üçüncü kez Bosna Valisi görevi verildi. Kasım 1603'te Rumeli Valiliğine atandı.

Burada görev yaparken, Anadolu'da Celali İsyanları baş gösterdi. Bu isyanları (özelikle Çelâlî Canpuladoğlu isyanını) bastırmak için Tiryaki Hasan Paşa görevlendirildi.

Buradan da en son görevi olan Budin Beylerbeyliği'ne atandı. 1610'da vezirlikle emekli oldu. Ama 1611'de son defa Budin valisi olarak goevlendirildi ve yıl sonunda bu görevde iken Budin'de vefat etti.

Tiryaki Hasan Paşa, yetenekleri sayesinde yaptığı savaşlarda hiç yenilgi yüzü görmemiştir. Bu yüzden, tarihçiler tarafından Osmanlı Devleti'nin o devirlerdeki en önemli kumandanlarından biri olarak gösterilmektedir.

Sicill-i Osmani'de

Hamiyetli, doğru, akıllı, tedbirli, sâdik ve köse bir zat idi.

olarak değerlendirilmektedir.

HATT-I HÜMAYUN

Kanije Kalesi yaklaşık 90 yıl Osmanlı İmparatorluğu’na ait olarak kalmış, 1690 yıllarında elden çıkmıştır. Kanije’yi çok büyük başarı ile müdafaa ettikten sonra Sultan III. Mehmed, Tiryaki Hasan Paşa’ya bir Hattıhümayun gönderir. Mücahid Hasan Paşa Hattıhümayun gönderilince hiç memnun olmadı aksine üzüldü. Sebebi sorulduğunda dedi ki: Daha ne olacak birader! Kanije’de ettiğimiz küçük bir hizmete karşılık bize vezirlik vermişler ve Hatt-ı Hümayun gönderilmişler. Halbuki Kanuni Sultan Süleyman Han, değerli İbrahim Paşa’yı tam bir salahiyetle kendi yerine vekil tayin ettiği zaman bile onun eline bu kadar iltifatlar gösteren bir mektup bile vermemişti. Rahmetli Piyale Paşa, Yavuz Sultan Selim Han hazretlerinin damadı olduğu ve deniz harplerinde bütün Hristiyan hükümdarlarının donanmalarına galip geldiği halde kendisine vezirlik çok görülmüştü. Amma İslam Halifesi’nin Hatt-ı Hümayunu Kanije muhasarası gibi küçük bir hizmete mukabil olmaya başladı. Buna üzülmeyeyim de neye üzüleyim.

“Kanije müdafaası gibi küçük hizmetlere de vezirlik verilmeye, padişah mektubu yazılmaya başlandı. Bizim gençliğimizde öyle küçük hizmetlere vezirlik verilmez, padişah mektubu yazılmazdı. Biz ne idik, neye kaldık diye ağlıyorum cevabını verdi.