06.09.2013, Cuma

Sultan II. Mustafa Han

Sultan II.Mustafa Han Sultan II.Mustafa Han

Babası Sultan IV. Mehmet, annesi Emetullah Râbi'a Gülnûş Sultan'dır. Annesi Girit'lidir. Kuvvetli bir ilim tahsili yaptı. Tahta geçtiğinin üçüncü günü yapacağı işleri anlatan bir hatt-ı hümayun yayınladı. Yazısında:

Zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eylemişizdir.
 

diyordu. Yine vezirlerinden birine yazmış olduğu yazı şöyledir:  

Bana ağırlık ve hazine lâzım değil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din uğruna harcarım. Sıkıntının her çeşidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadıkça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim.

 

Diyarbakır Voyvodalığı’na tâbî Uzundere, Patrit ve Kara köylerine âit mâlikâne tasarruf hakkını, Telli Ali Çavuş’un sağlığında oğullarına verdiğinden dolayı, tasarruf hakkının müştereken kullanılmasına dair Berat.. Dönemi : Sultan II. Mustafa Tarihi : h. Evâsıt-ı Ra.11[1> / m. Ağustos-Eylül 1700 Yazı Çeşidi : Berâtın ilk satırı, celî dîvânî; diğer satırları ise, dîvânî kırması hattıyla yazılmıştır. 36 satırdır. Ebadı : 44,5x118,5 cm. Tuğrası ve Tezyînâtı : Tuğra, altınla çekilmiştir. İç beyzenin alt kısmı, çift iplik rûmî, üst kısmı ve dış beyze Haliç işi ile bezenmiştir. Diğer kısımlar, yeşil renk ile boyanmıştır.Hayat ağacının zemîni, Haliç işi ile bezenmiştir. Tuğların solundaki dâiresel form, 1/6 (600) simetrik klâsik tezhîbdir. Hatâî ve rûmîden müteşekkildir. Sağdaki altıgen form, 1/6 simetrik hatâî kompozisyondur. Tuğların üzerindeki yaprak formu, kapalı form ve hatâî kompozisyonlu klâsik tezhîbdir. Hayat ağacının çevresi, kontürleri altınla belirlenmiş yapraklarla bezenmiştir. Tepesindeki forma ise, altın zemîn üzerine bahar dalı yapılmıştır. Yazıda, siyah mürekkeb kullanılmıştır. Gördüğü İşlem : 1-Berâtın arkasında, Başmuhâsebe’den çıkarılmış derkenâr bulunmaktadır. 2-Berâtın arkasında, Amid Kadısı’nın hücceti yer almaktadır. 3-Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır. Diyarbakır Voyvodalığı’na tâbî Uzundere, Patrit ve Kara köylerine âit mâlikâne tasarruf hakkını, Telli Ali Çavuş’un sağlığında oğullarına verdiğinden dolayı, tasarruf hakkının müştereken kullanılmasına dair Berat..
Dönemi : Sultan II. Mustafa
Tarihi : h. Evâsıt-ı Ra.11[1> / m. Ağustos-Eylül 1700
Yazı Çeşidi : Berâtın ilk satırı, celî dîvânî; diğer satırları ise, dîvânî kırması hattıyla yazılmıştır. 36 satırdır.
Ebadı : 44,5x118,5 cm.
Tuğrası ve Tezyînâtı : Tuğra, altınla çekilmiştir.
İç beyzenin alt kısmı, çift iplik rûmî, üst kısmı ve dış beyze Haliç işi ile bezenmiştir. Diğer kısımlar, yeşil renk ile boyanmıştır.Hayat ağacının zemîni, Haliç işi ile bezenmiştir. Tuğların solundaki dâiresel form, 1/6 (600) simetrik klâsik tezhîbdir. Hatâî ve rûmîden müteşekkildir. Sağdaki altıgen form, 1/6 simetrik hatâî kompozisyondur. Tuğların üzerindeki yaprak formu, kapalı form ve hatâî kompozisyonlu klâsik tezhîbdir. Hayat ağacının çevresi, kontürleri altınla belirlenmiş yapraklarla bezenmiştir. Tepesindeki forma ise, altın zemîn üzerine bahar dalı yapılmıştır.
Yazıda, siyah mürekkeb kullanılmıştır.
Gördüğü İşlem : 1-Berâtın arkasında, Başmuhâsebe’den çıkarılmış derkenâr bulunmaktadır.
2-Berâtın arkasında, Amid Kadısı’nın hücceti yer almaktadır.
3-Sol alt köşede, berâtın yazıldığı yerin kaydı vardır.

Avusturya Seferleri

II. Mustafa döneminde Avusturya üzerine Sultan'ın katıldığı üç büyük sefer düzenlenmiştir. Tahta geçtiği zaman Osmanlı Devleti, Avusturya ile karada ve Venedik'le deniz ve karada savaşa devam etmekteydi. Lehistan ve Rusya ile anlaşmazlık cok ciddileşmişti. Sultan II. Mustafa, Balkanlarda savaş için askerî merkez olan Edirne'de kalarak savaş işleri ile uğraşmak zorunda kaldı. II. Mustafa, birinci Avusturya Seferi'ne tahta geçmesinin beşinci ayında 30 Haziran 1695'de Edirne'den hareketle başladı. Ordu Belgrad'a geldiği zaman o zamana kadar orada ikamet etmekte olan Orta Macar (Kurs) Kralı Tökeli İmre bir şayka ile Tuna Nehri üzerinden İstanbul'a gönderildi. Sonra Avusturya ordusuna karşı Lugos Muharebesi'ni kazandı. Bu nedenle II. Mustafa Gazi ünvanı aldı. Sonra II. Mustafa İstanbul'a döndü ve 14 Kasım 1695'de Davutpaşa ordugahına indi ve 4 gün sonra büyük bir alayla İstanbul'a gelip Topkapı Sarayı'na yerleşti. II. Mustafa, ikinci Avusturya Seferi için 8 Nisan 1696'da Davutpaşa ordugahında kurulan Sultan Otağına çıktı ve oradan ordu ile 22 Nisan 1696'da Macaristan'a doğru yola çıktı. 27 Ağustos 1696'da Osmanlı ordusu Avusturya ordusu ile Temeşvar yakınında Ulaş Muharebesi'ne girişti ve II. Mustafa komutası altındaki Osmanlı ordusu galip geldi. Avusturya ve Macar kaynaklarında bu muharebenin adı Olaschin olarak geçer. 26 Ekim 1696'da II. Mustafa ordu ile İstanbul'a döndü. II. Mustafa, üçüncü Avusturya Seferi için, 20 Mayıs 1697'da Edirne'de otağa çıktı. Ancak 11 Eylül 1697'de Savoylu Prens Eugenekomutasındaki Avusturya ordusuna karşı yapılan Zenta muharebesi sonucu Osmanlı Devleti için büyük bir bozgun ve bir facia oldu.Tisza Irmağını geçemeyen Veziriazam Elmas Mehmet Paşa ile dört divan veziri, birçok eyalet beyi, 30 kadar yeniçeri ağası, ordunun 30.000 asker ve subayı düşman çemberinde kalıp imha edildi veya Tisza Irmağı'nı geçerken boğuldular. Bu yenilgide Osmanlı Devleti bir anda savunmasız kaldı. Bu arada Venedikliler, Mora ve Dalmaçya'ya; Lehistan ise Boğdan'a saldırdı. Aynı dönemde Rusya'nın başına Deli Petro geçmişti. Deli Petro ordusunu modernize etmiş, boğazlardan Akdeniz'e inme ve Karadeniz'e egemen olma çabalarına girişmişti. Rusya 1695'deki saldırıda başarısız olmuş, fakat bir yıl sonra Azak Kalesi'ni ele geçirmişti (6 Ağustos 1696). Uzun süren savaşlar sonunda Osmanlı Devleti yorgun düşmüştü.

Karlofça Antlaşması

Ana madde: Karlofça Antlaşması

Son Avusturya seferindeki Zenta yenilgisi bir facia olmuştu. Yeni Sadrazam Amcazade Hüseyin Paşa'nın girişimleriyle, özellikle İngilizhükümetinin elçisi Lord Paget ile Hollanda elçisi Jacob Colyer araya girmesi sonucunda Sultan II. Mustafa barışa razı oldu. İmzalananKarlofça Antlaşması'yla Banat ve Temeşvar hariç, bütün Macaristan ve Erdel Prensliği Avusturya'ya, Ukrayna ve Podolya Lehistan'a,Mora ve Dalmaçya kıyıları Venediklilere bırakıldı (26 Ocak 1699). Karlofça Antlaşması Osmanlı Devleti'nin büyük ölçüde toprak kaybettiği ilk antlaşmadır. Bu tarihten sonra Osmanlı Devleti'nin gerileme dönemi başlar. Ayrıca bir yıl sonra Rusya ile de bir antlaşma yapıldı. 14 Temmuz 1700 tarihinde imzalanan İstanbul Antlaşması ile Azak Kalesi Rusya'ya bırakıldı.

Edirne Vakası ve Tahttan İndirilmesi

Ana madde: Edirne Vakası

Tarih 1703 yılına gelmiş, Osmanlı Devleti'nin kötü gidişine dur denilememişti. Padişah tahta çıktığında söylediklerini unutmuş gibiydi. "Zevk ve sefa bana haram olsun" dediği halde, av partileri düzenliyor, aylarca av peşinde dolaşıyordu. Devlet işlerini sadrazamlarına ve eski hocası olan sonradan Şeyhülislam yaptığı Feyzullah Efendi'ye bırakmıştı. Bu durum ordu içinde hoşnutsuzluğa yol açtı. Sultan II. Mustafa, Azak Kırımlılarına saldırmasının ardından İstanbul yerine Edirne'de oturmaya başladı. Mart 1700'den sonra İstanbul'a dönmedi. İstanbul'daki askerler bu duruma isyan edip, Edirne üstüne yürüdüler. Sultan II. Mustafa, Edirne'de bulunan askerleri teşkilatlandırıp yolları tutturdu ama Edirne ordusunun komutanları kardeş kanı dökmemek için geri çekildiler. İstanbul'dan gelen orduEdirne'ye girdi ve Şeyhülislam Feyzullah Efendi onlar tarafından öldürüldü. Sultan II. Mustafa tahttan indirildi. Yerine kardeşi Sultan III. Ahmet tahta çıkarıldı (22 Ağustos 1703). Sultan II. Mustafa tahttan indirildikten sonra fazla yaşamadı ve 29 Aralık 1703'te öldü. Cenazesi İstanbul'a getirilip, Turhan Sultan türbesinde babası Sultan IV. Mehmet'in yanına gömülmüştür.

Mimari Çalışmalar

Sultan II. Mustafa döneminde yapılan mimari çalışmalar şunlardır; Saraçhanebaşı Amcazade Hüseyin Paşa Külliyesi, Anadolu Hisarıüzerinde Meşruta Yalısı, Fatih semtinde Millet Kütüphanesi, Erzurum Kurşunlu Camii.