16.02.2021, Salı

Şehzade Mustafa (II. Mehmed'in oğlu)

 Gülşah Hatun'un oğludur. Fatih'in Bayezid'den sonraki ikinci oğludur. Karaman'da sancak beyi iken 1474'te esrarengiz bir şekilde ölmüştür. Sadrazam Veli Mahmud Paşa'nın hanımı ile gizli ilişki yaşadığı için paşa tarafından zehirletildiği ve buna bağlı olarak Fatih Sultan Mehmet'in de Veli Mahmud Paşa'yı idam ettirdiği iddia edilmiştir.Bu konuda bir çok değişik bilgiler vardır ama hangisi doğrudur bilemiyoruz.Bunlardan bir kaçını yazmakta fayda var diye düşünüyoruz.

FATİH’İN ŞEHZADESİ MUSTAFA’NIN ÖLÜMÜ (1474)

Osmanlı tarihinin ilk dönemlerine ait önemli belgelerinden birini yazan Giovan Maria Angiolello 1450’li yılların başında Vicenza’da doğdu. 1470 yılında Eğriboz’da Türklere esir düştü. Fatih Sultan Mehmed’in ortanca oğlu Şehzade Mustafa’nın hizmetine verildi, 1474 yılında şehzade ölünce saraya alındı ve hazinedarlığa kadar yükseldi. II. Bayezıd döneminde Akkoyunlu sarayına gönderildi ve geri dönmeyerek kaçtı. 1483 yılında Vicenza’ya geri döndü. 1524 yılında ölmüştür. Uzun Hasan ile ilgili bir kitabı bulunan Giovan’ın Türk tarihi isimli bir kitabı bulunmaktadır. Giovan İstanbul’un fethinden sonraki on yıldan fazla bir zamanı İstanbul’da geçirmiştir. Aşağıda okuyacağınız parçada Türk Beyi olarak kastedilen Fatih Sultan Mehmed’tir.

“ …. Türk Beyi divanda Mahmud Paşa için tutuklama kararı aldı. Yeniçerilere emir verdi. Kaleye, hazinenin olduğu yere altı ay boyunca kapatıldı. Türk Beyi adı Anger Sinan olan İstanbul Subaşısını çağırttı ve Mahmud Paşayı kendi elleri ile bir misinayla boğarak öldürmesini emretti….. Türk Beyi daha sonra Mahmud Paşa’nın diğer vezirler gibi onurlu bir şekilde gömülmesini emretti. Mahmud’un kendisinin yaptırdığı büyük mezara gömülmesini emretti. Mezarının üzerine de kurşundan büyük, birçok kandil ışığı olan bir kubbe yaptırıldı….Yanında birçok din adamı nöbet tuttu…. Türk Beyi de Mahmud’a askeri tarafından çok sevilen ve yetki sahibi biri olduğu için güvenmiyordu. Bazıları da Mahmud’un Türk Beyi’nin oğlu Mustafa’ya zehirli bir armut verdiği ve tam da Uzun Hasan ile Mustafa arsında olan savaş sırasında acıktığı için bu armudu yediği ve ölümüne sebep olan o uzun hastalığa yakalandığını söylemektedirler….bunun yalan olduğunu söyleyebilirim çünkü o zamanlar Mustafa bey’in emrindeydim ve evinde bulunuyordum. Babası onu beklerken ve daha önce söylenen altın fincandan ona şerbet sunarken gördüm ve yaşadım. Yani Türk Beyi’nin Mahmud Paşa’yı öldürtme sebebi her ne kadar Has Murad’a yardım etmemiş olması ve yenilgi için gösterilmek istense de aslında kıskançlık olmuştur. zehirli armut hikayesi doğru değildir. Çünkü Mustafa savaştan döndükten sonra üç ay sağlıklı bir şekilde yaşamış, altı ay sonra da ölmüştür….Bir gün avdan dönen Mustafa bütün vücudunun ağrıdığından şikayet etmiş ve doktorlar tarafından kendisine ilaçlar verilmiştir. …Mustafa altı ay boyunca iyi kötü bu şekilde devam etti….Hastalıktan kollarında ve bacaklarında derman kalmamıştı…. Mustafa Niğde’ye gitmesi önerildi.Çadırlarımızı kurarak, buradaki bazı bahçelerde sekiz gün konakladık. Bey iyileşmiyordu….” Giovan daha sonra Mustafa’nın Bor yakınlarındaki kaplıcalara götürüldüğünü ve Mustafa’nın kaplıcaya girdikten sonra akşam saatlerinde hayatını kaybettiğini yazar. Ölümü gizlenen Mustafa’nın gece vakti vücudu açılarak bağırsakları çıkartılır; içi bal ve buğdayla doldurulup yıkanır. Ardından katranla kaplı bir tabuta koyulur. İç organları da tuzlanıp bir kutuya konulur. Fatih’in oğlunun ölüm haberini aldığı zaman üç gün yas ilan ettirdiği ve ağladığını yine bu eserde bulunmaktadır.

Giovan eserinde Fatih’i şöylece tarif ederken onun orta boylu, şişman geniş alınlı, büyük gözlü, uzun kirpikli, kanca burunlu, küçük ağızlı, yuvarlak sakallı (bu arada sakalını kırmızıya boyandığını da belirtir), kalın ve kısa boylu, yüksek omuzlu ve güzel sesli olduğunu; ayaklarının ise gut hastalığı yüzünden şiş olduğunu yazar.

Tarihçi Erhan Afyoncu ise 10 ocak 2010 tarihli gazete yazısında Mustafa’nın ölümünü şöyle anlatır: “Şehzâde Mustafa, Karaman Valisi olarak görev yaparken, Bor'da bir hamamda yıkanıp çıkmasının ardından 1474 Ocak'ında esrarengiz bir şekilde vefat etti. Şehzâde öleceğini anlayınca lalasını çağırarak ölümünden Mahmud Paşa'nın sorumlu olduğunu, intikamını almasını vasiyet etmişti. Şehzâde, dönemin önemli isimlerinden Veziriazam Mahmud Paşa'nın eşlerinden biriyle ilişkiye girmiş, paşa da bu yüzden Şehzâde Mustafa'yı zehirletmişti. Şehzâdenin ölümünden sonra devlet ileri gelenleri siyah elbiseler giyerek padişaha baş sağlığı dileklerini sunarlarken, Mahmud Paşa'nın taziyeye katılmaması sonunu getirdi. Mahmud Paşa önce hapse atıldı. Elli gün hapiste kalan Mahmud Paşa sonunda Yedikule'de idam edildi.”