13.02.2021, Cumartesi

Şehzade Alâaddin

6. Osmanlı padişahı II. Murad'ın oğlu. Yörgüç Paşa'nın lalalığını üstlendiği şehzade 1437 ya da 1438 yılında Şadi Beyzâde Mahmut Şah'ın kızı Selmin Hatun ile evlenmiştir. Bu evlilikten Selvi adında bir kızı dünyaya gelmiştir.

1440 yılında Amasya valisi olan şehzadenin bu dönemde hocası Hatipzâde Tâceddin İbrahim Efendi idi. 1441 yılında Yörgüç Paşa'nın ölümü üzerine yeni lalası Paşazâde Mehmet Efendi olmuştur. 1443 senesinde atını sürerken kaza neticesinde öldü.

Fransız tarihçi Halkondil şehzadenin bir av sırasında attan düşerek(!) öldüğünü söyler. Fakat biz Alaaddin’i cesareti ve savaş kabiliyeti yüksek, savaştan savaşa koşan bir sancak beyi olarak tanıyoruz. Bilindiği gibi Şehzadeler, savaşlarda ordunun başına geçeceklerinden at binme konusunda son derece mahir birer binici olarak yetiştirilirlerdi. Bir savaşta attan düşüp ölebilirdi ancak bir avda Şehzadenin attan düşerek hemen ölmesi pek gerçeği pek yansıtmıyordu.

Şehzade Alaaddin Dayı Karaca Bey tarafından katledilmiştir. İbn-i Kemal da bunu ima eder. Tarihçi Hayrullah da Amasya Tarihi adını verdiği eserinde henüz 18 yaşındaki Amasya valisi Şehzadenin bazı güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, Saray’ın bundan rahatsızlık duyarak Karaca Hızır Bey’i görevlendirdiği, onun da bahtsız Şehzadeyi sarayında basıp katlettiğini yazar. Alman Tarihçi Ernest Werner’de “Büyük Bir Devletin Doğuşu” adlı eserinde Rum Kara Hızır Paşa’nın, Murad’ın gözde oğlu Alaaddin’i iki çocuğuyla birlikte gizlice boğdurduğunu anlatır. Sultan bu acının etkisini hiçbir zaman üzerinden atamadı.

 

Sonuç olarak, Sultan II. Murad oğlunun ölümü neticesinde derin bir mateme girmiş, bu dünyadan adeta kendini soyutlamıştı. Bizanslı tarihçi Ducas, onun saltanatı bırakmasıyla bu ölüm hadisesini birbirine bağlar ki biz de aynı düşüncedeyiz. Alaaddin ölümü tarihimiz için oldukça esrarengiz bir vakadır. Ducas’ın zamandaşı tarihçi Chalkokondyles de tarihçi Halkondis’in bir av sırasında attan düşerek öldüğünü söyler. Ancak her ne hikmetse bizim konularına hakim(!) tarihçilerimiz olsun, vakanüvisler olsun, hiçbir Osmanlı vakayinamelerinde bu hususta bilgi aktarılmamaktalar. Örneğin Gazavat’ta Alaaddin’den hiç bahsolunmaz(!), yok sayılmıştır, Sultan Mehmed ön plandadır. Çok ilginç. Hüseyin Hüsameddin, kaynak göstermeksizin Alaaddin’in iki küçük oğluyla devşirmelerce öldürüldüğünü anlatır. Bu rivayeti destekler mahiyette bir görüşe de Neşri’de ve Kemal Paşazade tarihinde kısa bir hikayede rastladık.  Hikaye şöyle… Varna Savaş meydanında yeniçeri ağası Kurtçu Doğan Padişah’ın atının dizginini bırakmayan Anadolu Beylerbeyi ve Alaaddin’in dayısı Karaca Hızır Bey’e “Sultan Alaaddin’i öldürdün, bu kere beğümüze kasdettin, ko gitsün” diye bağırır. Bu sözleri herhangi bir şekilde değerlendirmek için yeterli bilgiye sahip değiliz. Alaaddin idamı için de kesin, açık bir neden görünmüyor. Oğlunu çok seven II. Murad’ın eğer oğlu Karaca Hızır Bey tarafından öldürüldüyse kendisini cezalandırmaması mümkün mü? Karaca Hızır Bey Şehzadenin ölümünden sonra da mevkiini muhafaza etmiştir.

Sultan II.Murad

Kanıtsız iddialar, dedikodular bir kenara bırakılırsa talihsiz Şehzade’nin ölümünün esrarengiz perdesini aralamak pek mümkün görünmüyor. Çünkü belge yok elimizde. Nasıl olursa olsun Şehzadenin ölümü, Murad’ı büyük bir acıya sürüklemiştir. Çok sevdiği oğlunun kaybından tam üç yıl sonra yazdırdığı vasiyetnamesinde ölünce Bursa’da merhum oğlunun kabrine gömülmeyi istedi. Türbeleri bitişiktir.