06.03.2013, Çarşamba

Mimar Sinan

 

Türk mimarlık tarihinin en büyük ismi şüphesiz Mimar Sinan’dır. Sinan sadece Osmanlı mimarisinin değil dünyanın da en büyük mimarlarından birisidir. Kimliği, doğup büyüdüğü zaman ve coğrafi sınırların çok ötesine geçen bu büyük mimarın eserleri de mensubu bulunduğu imparatorluğun büyüklüğüne yaraşır bir sahayı kapla-makta, birçok ülkeyi içine alan geniş bir coğrafya çağının şahidi olmaya ve Osmanlı kimliğini yaşatmaya devam etmektedir.Ne zaman doğduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte doğumu 1491’in öncesi olarak tarihlenmektedir. Hristiyan bir ailenin çocuğu olarak Kayseri Ağırnas’ta dünyaya gelmiştir. Ancak, “Osmanlı kültü-ründe yıkanmış bir Müslüman tasarımcı olarak bütüne katılabilme-si için yeterince kabiliyetli olduğu fark edilmiş, böyle bir çocuğun köyündeki kaderine terkedilmesi yerine onu Osmanlı seçkinlerine dahil etmek üzere gerekli işlem başlatılmıştı.” Neticede etnik men-subiyeti tartışılan Sinan’ın güçlü bir Osmanlı kimliğine sahip olduğu muhakkaktır.Bu dehanın gelişiminde bu sistemin ve erken denilebilecek bir yaşta İstanbul’la tanışmasının rolü büyüktür. Topkapı Sarayına ve Ayasof-ya’ya yakın, Roma dönemi mimarisinin merkez noktalarından birisi olan Hipodrom/Sultanahmet Meydanı civarında bir okulda yetiş-tiği kabul edilen Sinan, otobiyografisi olarak kabul edilen Tezkü-retü’l-bünyan’da, Yavuz Sultan Selim’in hizmetinde Arap ve Acem diyarlarını gezip dolaştığını ve yine İstanbul’a döndüğünü belirt-mektedir. Padişahın Mısır ve Hicaz bölgesinin Osmanlı sınırlarına dahiliyle neticelenen Mısır seferine katılmış, mimari çevreyi tanımış, Selçuklu ve Safevî yapılarının yanında antik yapıları ve Mısır piramit-lerini de tanımıştır.Seferlere iştiraki Sinan’ın görgü ve bilgisini çok geliştirmiş, kendisini gösterme kabiliyetini ve ileri görüşlülüğünü ortaya koyma imkanı sağlamıştır.Kanûnî Sultan Süleyman’ın 1521’de Belgrad, 1522’de de Rodos se-ferlerine yeniçeri piyadesi olarak katılmış, daha sonra da atlı sek-banlara seçilmiştir. Mohaç Meydan Savaşı’na (1526) katılan Sinan’a acemi oğlanları yayabaşılığı verilmiştir. Akabinde kapıkulu yayabaşı-sı olmuş ve zemberekçibaşı tayin edilmiştir. 1532’de Alman, 1534’te Irakeyn seferlerinde gösterdiği başarıları ile dikkat çekmiştir. Ancak son seferindeki bir başarısı üzerine dikkatleri iyice üzerine çekmiş-tir. 1537’de haseki olarak Korfu seferine, 1538’de de Boğdan seferine katılmıştır. Bu sefer sırasında Prut nehri üzerinde kurduğu köprü ile ordunun karşıya geçmesini sağlamıştır. Sinan’ın on üç günde yaptığı bu köprü âdeta efsane olmuştur. Bu görevi üstlendiğinde 48 yaşın-dadır. Lütfi Paşa’nın, bu köprüyü korumak için kule yapılması fikri-ne, stratejik bir yaklaşımla karşı çıkmış ve paşa ile tartışmıştır. Hatta bundan dolayı geleceği ile ilgili endişeye kapılmışsa da Sadrazam Lütfi Paşa, ölen mimarbaşı Acem Alisi’nin yerine kendisini tayini en-dişesinin yersiz olduğu göstermiştir.1537’de Mimarbaşı Sinan’ın asıl amacı da mimarlık olup bu tayinle önündeki bütün engeller ortadan kalkmıştır. Bundan sonraki İmzası artık “el-fakīr Sinan sermi‘mârân-ı hâssa”dır. Elips biçimli mührünün ortasında, “el-fakîrü’l-hakîr Sinan”, çevresinde ise “bende-i miskîn kemîne derd-mend-i ser-mimârân-ı hâssa-müstmend” ifadesi ka-zınmıştır.48 yaşında Mimarbaşılık görevini üstlenen ve vefatına kadar “Reîs-i mimârân” kalan Sinan mesleğinde kaydettiği aşamayı üç yapıyla tanımaktadır. Birincisi “çıraklık eserim” dediği Şehzade Camii’dir. 1548’de tamamlanan bu külliye ile ilk büyük sultan camisini tamam-lamıştır. İkincisi, “kalfalık eserim” dediği Süleymaniye Külliyesi’dir. 1557’de biten bu yapı ile İstanbul’un ve Osmanlı imparatorluğun en görkemli yapılarından birisini tamamlamıştır. “Ustalık eserim” dedi-ği yapı ise Edirne’de, II. Selim adına inşa ettiğini Selimiye Camii’dir. Selimiye tamamlandığında 83 yaşındaydı ve bundan dolayı “Koca” olarak anılıyordu .1584’de Hacca giden Sinan, Hac dönüşünde, 100 yaşı civarında idi ve görevini büyük bir coşkuyla, vefat ettiği 1588’e kadar sürdürdü. Yakın dostu Sâî Mustafa Çelebi tarafından kaleme alınan mezar taşı kitabesi şu cümlelerle bitiyor:

“Geçti bu demde cihandan pîr-i mi‘mârân Sinân.”

 

Süleymaniye Külliyesi’nin, kıbleyi esas aldığımızda, sol ayakucun-daki türbesinde medfundur ve muhteşem bir esere atılan mütevazı bir imza gibidir.Tarihsiz vakfiyesi mal varlığı ve nesliyle ilgili sorulara ışık tutmakta-dır. Buna göre hanımı Mihrî kendisi hayattayken vefat etmiş, oğlu Mehmed Bey şehid olmuştur. Vakfiyeye göre neşeli iki kızı ve iki to-runu ile devam etmiştir. On sekiz ev, otuz sekiz dükkân, araziler, ev yerleri, bahçe, kayıkhâne, suyolu, değirmen pek çok mal varlığını ve 300.000 akçe vakfetmiştir. Fakat Sinan’ı asıl yaşatan ve çağlar ötesi-ne taşıyan ise mimarı olduğu yüzlerce eserdir.Mimar Sinan’ın inşa ettiği eserlerin sayısı ile ilgili farklı listeler ve-rilmektedir. Ancak döneme ait kaynakların karşılaştırılmasıyla ona ait eser listesini 452’ye kadar yükseltmek mümkündür. Ama bu lis-teyi onun ömrü yanında yayıldığı geniş coğrafyayı, devrin ulaşım ve teknolojik imkanları ile üstlendiği görevleri dikkate alarak de-ğerlendirmek gereklidir. Yaklaşık 100 yıl ömür süren Mimar Sinan bu kadar eserin her birisini bizzat kendisi inşa etmemiş, ayrıntılarla birebir ilgilenmemiş, bazı yapıların sadece planlarını çizmiş, proje-leri değerlendirmiş, Reîs-i mimârân; Mimarbaşı olarak süreçleri yar-dımcıları vasıtasıyla denetlemiş ve yönetmiştir. Bu durum Osmanlı İmparatorluğu’nun organizasyon başarısı kadar Mimar Sinan’ın yöneticiliğini, organizatörlüğünü, sevk ve idaredeki başarısını da göstermektedir. Aynı zamanda, Sinan Çağı’nda da onun takdirini kazanmış, yüksek seviyede iş yapabilen onun nezaretinde vazife ifa eden başka mimarların da varlığını göstermektedir. Dâvud Ağa ve Sedefkâr Mehmed Ağa bunlardan sadece ikisidir.“Mimaride yeni çözümler, buluşlar, her şeyin ötesinde oranların ortaya konuşu Sinan’la birlikte klasik denilebilecek yeni boyutlara ulaşmış, mimarlık alanının bu ustası imparatorluğun kıtalar üstü eği-limlerini hızla ve kuvvetle dış dünyaya yansıtmıştır. Bu üslûp, özel-likle en güçlü tarzda yerleştiği eyalet ve şehirler üzerinde biçimler anarşisine son vermiş, kendi kimliğini dünya ölçeğinde ortaya koy-muştur. Bu kimlik, Osmanlı düzeninin hâkim ve hükümran olduğu bölgelerin sanat kaderi üzerinde günümüze kadar uzanan izler bırakmıştır. (Prof. Dr. Selçuk Mülayim)”

Mimar Sinan, öne çıkan kimliğiyle bir mimar olarak bilinmektedir. Fakat sadece mimarlık onu tanımlamaya yetmez. Aynı zamanda bir mühendis, iyi bir lojistikçi, şehir tasarımcısı, planlamacı, yönetici vb… pek çok hususiyet ile birikime de sahiptir ve bunun en önemli göstergesi eserleridir.

Mimar Sinan sadece yaşadığı devirde ve inşa ettiği eserde yaşama-maktadır. Osmanlı ve Dünya Mimarisinde “Sinan Çağı” vardır. Aynı şekilde Osmanlı mimarisinde daha yaşarken güçlü bir Sinan Okulu da teşekkül etmiştir. Böylece Mimar Sinan talebeleri ve eserleriyle Osmanlı mimarisinde etkisini ve sonraki asırlarda yol göstericiliğini sürdürmüştür. Günümüzdeki mimari arayışlar ve tartışmalarda oluş-turduğu gündem onun ustalığı kadar çağları aşan etkisinin de en canlı örnekleridir.

 

Yeniçerilik dönemi

(Muhteşem yüzyıl canlandırma Acemi Oğlanlar Yayabaşılığı)

 

Abdulmennan oğlu Sinan , Mimar olarak Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferine katıldı. 1521 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad Seferine Yeniçeri olarak katıldı. 1522’de Rodos Seferine Atlı Sekban olarak katılıp, 1526 Mohaç Meydan Muharebesi'nden sonra, gösterdiği yararlıklar sebebiyle takdir edilerek Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına (Bölük Komutanı) terfi ettirildi.Sonraları Zemberekçibaşı ve Başteknisyen oldu.

1533 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın İran Seferi sırasında Van Gölü'nde karşı sahile gitmek için Mimar Sinan iki haftada üç adet kadırga yapıp donatarak büyük itibar kazandı. İran Seferinden dönüşte, Yeniçeri Ocağı' nda itibarı yüksek olan Hasekilik rütbesi verildi. Bu rütbeyle, 1537 Korfu, Pulya ve 1538 Moldova seferlerine katıldı. 1538 yılındaki Karaboğdan Seferinde ordunun Prut Nehri'ni geçmesi için köprü gerekmiş bataklık alanda günlerce uğraşılmasına karşın köprü kurulamamış görev Kanuni'nin veziri Damat Çelebi Lütfi Paşa'nın emriyle Abdulmennan oğlu Sinan'a verilmiştir.

  « Hemen adı geçen suyun üstüne bir güzel köprünün yapımına başladım. 10 günde yüksek bir köprü yaptım. İslam ordusu ile bütün canlıların şahı , sevinçle geçtiler. »
 

 

Köprünün yapımından sonra Abdulmennan oğlu Sinan 17 yıllık yeniçerilik hayatından sonra 49 yaşında Başmimarlık görevine atanır.

  « Yeniçeri ocağındaki yolumdan ayrılacak olma düşüncesi elem verse de sonunda yine mimarlığın camiler inşa edip birçok dünya ve ahret muradına vesile olacağını düşünüp kabul ettim. 

Başmimarlık dönemi

(www.muratdaskin.com)

1538 yılında Hassa başmimarı olan Sinan , baş mimarlık görevini I. Süleyman,II. Selim ve III. Murat zamanında 49 yıl süre ile yapmış Mimar Sinan’ın, mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar: Halep’te Husreviye Külliyesi, Gebze’de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul’da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesidir. Halep’teki Hüsreviye Külliyesinde, tek kubbeli cami tarzı ile, bu kubbenin köşelerine birer kubbe ilave edilerek yan mekânlı cami tarzı birleştirilmiş ve böylece Osmanlı mimarlarının İznik ve Bursa’daki eserlerine uyulmuştur. Külliyede ayrıca, avlu, medrese, hamam, imaret ve misafirhane gibi kısımlar bulunmaktadır. Gebze’deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesinde renkli taş kakmalar ve süslemeler görülür. Külliyede cami, türbe ve diğer unsurlar ahenkli bir tarzda yerleştirilmiştir. Mimar Sinan’ın İstanbul’daki ilk eseri olan Haseki Külliyesi, devrindeki bütün mimari unsurları taşımaktadır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşmeden oluşan külliyede cami, diğer kısımlardan tamamen ayrıdır, Mimar Sinan’ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul'daki Şehzade Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzade Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir. Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın İstanbul’daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır.

Mimar Sinan’ın en büyük eseri ise, 86 yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" diye takdim ettiği, Edirne’deki Selimiye Camiidir (1575). Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573’te Ayasofya’nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Eski eserlerle abidelerin yakınına yapılan ve onların görünümlerini bozan yapıların yıkılması da onun görevleri arasındaydı. Bu sebeplerle Zeyrek Camii ve Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkânların yıkımını sağladı. İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapımı ve lağımların bağlanmasıyla uğraştı. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın tehlikesine dikkat çekip bu hususta ferman yayınlattı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul’un kaldırımlarıyla bizzat ilgilenmesi çok ilgi çekicidir. Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılı olan mührü, onun aynı zamanda mütevazı kişiliğini de yansıtmaktadır. Mühür şöyledir:

  « "El-fakiru l-Hakir Ser Mimaranı Hassa "
(Değersiz ve muhtac kul, Saray özel mimarlarının başkanı) »
   

Eserlerinin bir kısmı İstanbul’dadır. 1588'de İstanbul'da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii'nin yanında kendi yaptığı sade türbeye defnedilmiştir.

Mimar Sinan Türbesi, İstanbul Müftülüğü'nün sütunlu kapısından çıkınca hemen solda, iki caddenin kesiştiği noktada Fetva Yokuşu başında sağda, Süleymaniye Camii'nin Haliç duvarının önünde, beyaz taşlı sade bir türbedir. Mezarı 1935 yılında Türk Tarihini Araştırma Kurumu üyeleri tarafından kazılmış ve kafatası incelenmek üzere alınmış ancak sonraki restorasyon kazısında kafatasının yerinde olmadığı görülmüştür.

1976'da Uluslararası Astronomi Birliği'nin aldığı kararla Merkür'deki bir krater Sinan Krateri olarak isimlendirilmiştir.

Süleymanname'de yer alan ve Mimar Sinan'ı Kanuni'nin türbesinin inşaatının başında, elinde mimarların kullandığı ölçü aleti zira ile gösteren minyatürden alıntı

Süleymanname'de yer alan ve Mimar Sinan'ı Kanuni'nin türbesinin inşaatının başında, elinde mimarların kullandığı ölçü aleti zira ile gösteren minyatürden alıntı

 

 

Camiler

1. Süleymaniye Camii İstanbul

2. Şehzade Mehmet Camii İstanbul-Fatih

3. Ayasofya Camii-İstanbul-Sultanahmet

4. Mihrimah Sultan Camii – Edirnekapı

5. Mihrimah Sultan Câmii – Üsküdar’da, iskelede

6. Selimiye Camii– Edirne Merkez’de

7. Sokullu Mehmed Paşa Camii-İstanbul-(Azapkapı)

8. Atik Valide Camii-İstanbul Üsküdar

9. Mustafa Paşa Camii-İstanbul-Eyüp

10. Güzelce Kasımpaşa Camii-İstanbul-

11. Bali Paşa Camii-İstanbul- Kasımpaşa

12. Kılıç Ali Paşa Camii-İstanbul-(Tophane’de),

13. Rüstem Paşa Camii Tekirdağ

14. Sinan Paşa Camii-İstanbul-Beşiktaş

Haseki Camii,
Rüstem Paşa Câmii (Tahtakale’de),
Sokullu Mehmet Paşa Câmii (Kadırga Limanında),
Sokullu Mehmet Paşa Câmii (Büyükçekmece)
Odabaşı Câmii (Yenikapı yakınında),
Hamâmî Hâtun Câmii (Sulumanastır’da),
Ferruh Kethüdâ Câmii (Balat Kapısı içinde),
Kara Camii – Sofya
Kazasker İvaz Efendi Camii (İstanbul’da)
Kılıç Ali Paşa Camii (Tophane’de),
Ahî Çelebi Câmii (İzmir İskelesi yakınında),
Ebü’l-Fazl Câmii (Tophâne üstünde),
Sinan Paşa Camii (Beşiktaş’ta),
Eski Vâlide Câmii (Üsküdar’da),
Ferhad Paşa Câmii (Çatalca’da),
Drağman Yunus Camii (İstanbul’da)
Gazi Ahmet Paşa Camii (Topkapı’da)
Hadım İbrahim Paşa Camii (Silivrikapı’da)
Abdurrahman Paşa Camii (Kastamonu, Tosya’da)
Behram Paşa Camii (Diyarbakır’da)
Molla Çelebi Camii (Fındıklı’da)
Nişancı Paşa Çelebi Câmii (Kiremitlik’te),
Piyale Paşa Camii
Rüstem Paşa Câmii – Tahtakale
Zâl Mahmûd Paşa Câmii – Eyüp
Çavuşbaşı Camii – Sütlüce
İskender Paşa Câmii (Kanlıca’da),
Şehzâde Cihangir Câmii (Tophâne’de),
Şemsi Paşa Camii (Üsküdar’da),
Osman Şah Vâlidesi Câmii (Aksaray’da),
Sultan Bâyezîd Kızı Câmii (Yenibahçe’de),
Ahmed Paşa Câmii (Topkapı’da),
Sokullu Mehmed Paşa Câmii (Havsa’da, Edirne),
Sokullu MehmedPaşa Câmii (Burgaz’da),
İbrâhim Paşa Câmii (Silivrikapı’da),
Bâli Paşa Câmii (Hüsrev Paşa Türbesi yakınında,
Hacı Evhad Câmii (Yedikule yakınında),
Kazasker Abdurrahmân Çelebi Câmii (Molla Gürânî’de),
Mahmûd Ağa Câmii (Ahırkapı yakınında),
Hoca Hüsrev Câmii (Kocamustafapaşa’da),
Defterdar Süleymân Çelebi Câmii (Üsküplü Çeşmesi yakınında),
Yunus Bey Câmii (Balat’ta),
Hürrem Çavuş Câmii (Yenibahçe yakınında),
Sinan Ağa Câmii (Kâdı Çeşmesi yakınında),
Süleymân Subaşı Câmii (Unkapanı’nda),
Kasım Paşa Câmii (Tersâne yakınında),
Muhiddin Çelebi Câmii (Tophâne’de),
Molla Çelebi Câmii (Tophâne Beşiktaş arasında),
Çoban Mustafa Paşa Câmii (Gebze’de),
Pertev Paşa Câmii (İzmit’te),
Rüstem Paşa Câmii (Sapanca’da),
Rüstem Paşa Câmii (Samanlı’da),
Rüstem Paşa Câmii (Bolvadin’de),
Rüstem Paşa Câmii (Rodoscuk’ta),
Mustafa Paşa Câmii (Bolu’da),
Ferhad Paşa Câmii (Bolu’da),
Mehmed Bey Câmii (İzmit’te),
Osman Paşa Câmii (Kayseri’de),
Hacı Paşa Câmii (Kayseri’de),
Cenâbî Ahmed Paşa Câmii (Ankara’da),
Lala Mustafa Paşa Câmii (Erzurum’da),
Sultan Alâeddin Selçûkî Câmii’nin (Çorum’da) yenilenmesi,
Abdüsselâm Câmii’nin (İzmit’te)yenilenmesi,
Kiliseden dönme Eski Câmi’nin (İznik’te)Sultan Süleymân tarafından yeniden yaptırılması,
Hüsreviye (Hüsrev Paşa)Câmii (Haleb’de),
Sultan Murâd Câmii (Manisa’da),
Orhan Câmii’nin (Kütahya’da)yenilenmesi,
Kâbe-i şerîf’in kubbelerinin tâmiri,
Hüseyin Paşa Câmii (Kütahya’da),
Sultan Selim Câmii (Karapınar’da),
Sultan Süleymân Câmii (Şam, Gök Meydanda),
Taşlık Câmii (Mahmûd Paşa için, Edirne’de),
Defterdar Mustafa Çelebi Câmii (Edirne’de),
Haseki Sultan Câmii (Edirne, Mustafa Paşa Köprüsü başında),
Cedid Ali Paşa Câmii (Babaeski’de),
Semiz Ali Paşa Câmii (Ereğli’de),
Bosnalı MehmedPaşa Câmii (Sofya’da),
Sofu Mehmed Paşa Câmii (Hersek’te),
Maktul Mustafa Paşa Câmii (Budin’de),
Firdevs Bey Câmii (Isparta’da),
Memi Kethudâ Câmii (Ulaşlı’da),
Tatar Han Câmii (Kırım, Gözleve’de),
Vezir Osman Paşa Câmii (Tırhala’da),
Rüstem Kethüdâsı Mehmed Bey Câmii (Tırhala’da),
Mesih Mehmed Paşa Câmii (Yenibahçe’de).

 

Medreseler

1. Rüstem Paşa Medresesi-İstanbul-Fatih

2. Semiz Ali Paşa Medresesi-İstanbul-Fatih

Sultan Süleymân Medresesi (Mekke’de),
Süleymâniye Medreseleri (İstanbul’da),
Yavuz Sultan Selim Medresesi (Halıcılar Köşkünde),
Sultan Selim Medresesi (Edirne’de),
Sultan Süleymân Medresesi (Çorlu’da),
Şehzâde Sultan Mehmet Medresesi (İstanbul’da),
Haseki Sultan Medresesi (Avratpazarı’nda),
Vâlide Sultan Medresesi (Üsküdar’da),
Kahriye Medresesi (Sultan Selim yakınında),
Mihrimah Sultan Medresesi (Üsküdar’da),
Mihrimah Sultan Medresesi (Edirnekapı’da),
MehmedPaşa Medresesi (Kadırga’da),
MehmedPaşa Medresesi (Eyüp’te),
Osman Şah Vâlidesi Medresesi (Aksaray yakınında),
Rüstem Paşa Medresesi (İstanbul’da),
Ali Paşa Medresesi (İstanbul’da), 17i.lşiplş.ml.çmö)AhmedPaşa Medresesi (Topkapı’da),
Sofu MehmedPaşa Medresesi (İstanbul’da),
İbrâhim Paşa Medresesi (İstanbul’da),
Sinân Paşa Medresesi (Beşiktaş’ta),
İskender Paşa Medresesi (Kanlıca’da),
Kasım Paşa Medresesi,
Ali Paşa Medresesi (Babaeski’de),
Mısırlı Mustafa Paşa Medresesi (Gebze’de),
Ahmed Paşa Medresesi (İzmit’te),
İbrâhim Paşa Medresesi (Îsâ Kapısında),
Şemsi Ahmed Paşa Medresesi (Üsküdar’da),
Kapı Ağası Mahmûd Ağa Medresesi (Ahırkapı’da),
Kapıağası Câfer Ağa Medresesi (Soğukkuyu’da),
Ahmed Ağa Medresesi (Çapa’da),
Hâmid Efendi Medresesi (Filyokuşu’nda),
Mâlûl Emir Efendi Medresesi (Karagümrük’te),
Ümm-i Veled Medresesi (Karagümrük’te),
Üçbaş Medresesi (Karagümrük’te),
Kazasker Perviz Efendi Medresesi (Fâtih’te),
Hâcegizâde Medresesi (Fâtih’te),
Ağazâde Medresesi (İstanbul’da),
Yahya Efendi Medresesi (Beşiktaş’ta),
Defterdar Abdüsselâm Bey Medresesi (Küçükçekmece’de),
Tûtî Kâdı Medresesi (Fâtih’te),
Hakîm Mehmed Çelebi Medresesi (Küçükkaraman’da),
Hüseyin Çelebi Medresesi (Çarşamba’da),
Şahkulu Medresesi (İstanbul’da),
Emin Sinân Efendi Medresesi (Küçükpazar’da),
Yunus Bey Medresesi (Draman’da),
Karcı Süleyman Bey Medresesi,
Hâcce Hâtun Medresesi (Üsküdür’da),
Defterdar Şerifezâde Medresesi (Kâdıçeşmesi’nde),
Kâdı Hakîm Çelebi Medresesi (Küçükkaraman’da),
Kirmasti Medresesi,
Sekban Ali Bey Medresesi (Karagümrük’te),
Nişancı MehmedBey Medresesi (Altımermer’de),
Kethüdâ Hüseyin Çelebi Medresesi (SultanSelim’de),
Gülfem Hâtun Medresesi (Üsküdar’da),
Hüsrev Kethüdâ Medresesi (Ankara’da),
Mehmed Ağa Medresesi (Çatalçeşme’de).

Külliyeler

1. Süleymaniye Külliyesi-İstanbul-Fatih

Haseki Külliyesi
Sokollu Mehmed Paşa Külliyesi

Dârülkurrâlar

1. Atik Valide Sultan Darülkurrası-İstanbul-Üsküdar

2. Sokollu Mehmet Paşa Darülkurrası-İstanbul-Eyüp

3. Sultan Süleyman – Süleymaniye Darülkurrası-İstanbul-Fatih

Sultan Süleyman Han Dârülkurrâası (İstanbul’da),
Vâlide Sultan Dârülkurrâsı (Üsküdar’da),
Hüsrev Kethüdâ Dârülkurrâsı (İstanbul’da),
Mehmed Paşa Dârülkurrâsı (Eyüp’te),
Müftü Sa’di Çelebi Dârülkurrâsı (Küçükkaraman’da),
Sokullu Mehmet Paşa Dârülkurrâsı (Eyüp’te),
Kâdızâde Efendi Dârülkurrâsı (Fâtih’te).

Dârüşşifâlar

1. Sultan Süleyman-Süleymaniye Darüşşifası-İstanbul-Fatih

Haseki Sultan Dârüşşifâsı (Haseki’de),

Vâlide Sultan Dârüşşifâsı (Üsküdar’da)

Türbeler

1. Şehzade Mehmet Türbesi-İstanbul-Fatih

2. Kanuni Sultan Süleyman Türbesi-İstanbul-Fatih
3. Arap AhmedPaşa Türbesi (Fındıklı’da),

Yahya Efendi Türbesi (Beşiktaş’ta),
Barbaros Hayreddin Paşa Türbesi (Beşiktaş’ta),
Arap AhmedPaşa Türbesi (Fındıklı’da),
Sultan Süleymân Türbesi (Süleymaniye’de),
Şehzâde Sultan MehmedTürbesi (Şehzâdebaşı’nda),
SultanSelim Türbesi (Ayasofya civârında),
Hüsrev Paşa Türbesi (Yenibahçe’de),
ŞehzâdelerTürbesi (Ayasofya’da),
Vezir-i âzam RüstemPaşa Türbesi (Şehzâde Türbesi yakınında),
Ahmed Paşa Türbesi (Eyüp’te),
MehmedPaşa Türbesi (Topkapı’da),
Çocukları için inşâ ettiği türbe,
Siyavuş Paşa Türbesi (Eyüp’te),
Siyavuş Paşanın çocukları için yapılan türbe (Eyüp’te),
Zâl Mahmûd Paşa Türbesi (Eyüp’te),
Şemsi Ahmed Paşa Türbesi (Üsküdar’da),
Kılıç Ali Paşa Türbesi (Tophâne’de),
Pertev Paşa Türbesi (Eyüp’te),
Şâh-ı Hûban Türbesi (Üsküdar’da,
Haseki Hürrem Sultan Türbesi (Süleymaniye’de).

Hamamlar

1. Atik Valide Sultan Hamamı-İstanbul-Üsküdar

2. Kılıç Ali Paşa Hamamı-İstanbul-Beyoğlu, Tophane

2. Hürrem Sultan Hamamı-İstanbul Sultanahmet

4. Hürrem Sultan Hamamı-Mihrimah Sultan Hamamı Edirnekapı

6. Haseki Sultan Hamamı (Bahçekapı’da),

SultanSüleymân Hamamı (İstanbul’da),
Süleymaniye Hamamı (Süleymaniyede),
Üç Kapılı Hamam (Topkapısarayında),
Üç Kapılı Hamam (Üsküdar Sarayında),
Haseki Sultan Hamamı (Yahudiler içinde),
Vâlide SultanHamamı (Karapınar’da),
Vâlide SultanHamamı (Cibâli Kapısında),
Mihrimah SultanHamamı (Edirnekapı’da),
Lütfi Paşa Hamamı (Yenibahçe’de),
MehmedPaşa Hamamı (Galata’da),
MehmedPaşa Hamamı (Edirne’de),
Kocamustafapaşa Hamamı (Yenibahçe’de),
İbrâhim Paşa Hamamı (Silivrikapı’da),
Kapıağası Yâkub Ağa Hamamı (Sulumanastır’da),
Sinân Paşa Hamamı (Beşiktaş’ta),
Molla Çelebi Hamamı (Fındıklı’da),
Kaptan Ali Paşa Hamamı (Tophâne’de),
Kaptan Ali Paşa Hamamı (Fenerkapı’da),
Müfti Ebüssü’ûd Efendi Hamamı (Mâcuncu Çarşısında),
Mîrmirân Kasımpaşa Hamamı (Hafsa’da),
Merkez Efendi Hamamı (Yenikapı dışında),
Nişancı Paşa Hamamı (Eyüp’te),
Hüsrev Kethüdâ Hamamı (Ortaköy’de),
Hüsrev Kethüdâ Hamamı (İzmit’te),
Hamam (Çatalca’da),
RüstemPaşa Hamamı (Sapanca’da),
Hüseyin Bey Hamamı (Kayseri’de),
Sarı Kürz Hamamı (İstanbul’da),
Hayreddin Paşa Hamamı (Zeyrek’te),
Hayreddin Paşa Hamamı (Karagümrük’te),
Yâkub Ağa Hamamı (Tophâne’de),
Haydar Paşa Hamamı (Zeyrek’te),
İskender Paşa Hamamı,
Odabaşı Behruzağa Hamamı (Şehremini’de),
Kethüdâ Kadın Hamamı (Akbaba’da),
Beykoz Hamamı,
Emir Buhârî Hamamı (Edirnekapı dışında),
Hamam (Eyüp’te),
Dere Hamamı (Eyüp’te),
Sâlih Paşazâde Hamamı (Yeniköy’de),
Sultan Süleymân Hamamı (Mekke’de),
HayreddinPaşa Hamamı (Tophâne’de),
Hayreddin Paşa Hamamı (Kemeraltı’nda),
Rüstem Paşa Hamamı (Cibâli’de),
Vâlide SultanHamamı (Üsküdar’da)
Sultan Hamamı (Manisa’da)

İmâretler

1. SultanSüleymân İmâreti (Süleymaniye’de),
2. Haseki Sultan İmâreti (Mekke’de),
3. Haseki Sultan İmâreti (Medîne’de),

SultanSüleymân İmâreti (Süleymaniye’de),
Haseki Sultan İmâreti (Mekke’de),
Haseki Sultan İmâreti (Medîne’de),
Mustafa Paşa Köprüsü başında bir imâret (Edirne’de),
SultanSelim İmâreti (Karapınar’da),
SultanSüleymân İmâreti (Şam’da),
Şehzâde Sultan Mehmed İmâreti (İstanbul’da),
SultanSüleymân İmâreti (Çorlu’da),
Vâlide Sultan İmâreti (Üsküdar’da),
Mihrimah Sultan İmâreti (Üsküdar’da),
Sultan Murâd İmâreti (Manisa’da),
Rüstem Paşa İmâreti (Rodoscuk’ta),
Rüstem Paşa İmâreti (Sapanca’da),
MehmedPaşa İmâreti (Burgaz’da),
MehmedPaşa İmâreti (Hafsa’da),
Mustafa Paşa İmâreti (Gebze’de),
MehmedPaşa İmâreti (Bosna’da).

Su Yolları Kemerleri

1. Bend Kemeri (Kağıthâne’de),
2. Uzun Kemer (Kemerburgaz’da),
3. Mağlova Kemeri(Kemerburgaz’da),
4. Gözlüce Kemer (Cebeciköy’de),
5. Müderris köyü yakınındaki kemer (Kemerburgaz’da).
6. Kırık Kemer

Köprüler

1. Büyük çekmece Köprüsü,
2. Silivri Köprüsü,
3. Mustafa Paşa Köprüsü (Meriç üzerinde),

Kervansaraylar

1. Kervansaray (Sultan Süleymân İmâreti yakınında),
2. Kervansaray (Büyükçekmece’de),
3. RüstemPaşa Kervansarayı (Rodosçuk’ta),
4. KebecilerKervansarayı (Bitpazarı’nda),

Büyükçekmece Köprüsü ,
Silivri Köprüsü, (Sultan Süleyman Köprüsü)
Mustafa Paşa Köprüsü (Meriç üzerinde),
Sokullu Mehmed Paşa Köprüsü (Tekirdağ’da),
Odabaşı Köprüsü (Halkalıpınar’da),
Kapıağası Köprüsü (Büyükçekmece’de),
MehmedPaşa Köprüsü (Sinanlı’da),
Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü (Drina Köprüsü)
Sultan Süleyman Köprüsü (Dilovası’nda)

Saraylar

1. Saray-ı atîk tâmiri (Beyazıt’ta),
2. Saray-ı cedîd-i hümâyûn tâmiri (Topkapı’da),
3. Üsküdar Sarayının tâmiri (Üsküdar’da),
4. Galatasarayın eski yerine yeniden inşâsı (Galatasaray’da),

Saray-ı atîk tâmiri (Beyazıt’ta),
Saray-ı cedîd-i hümâyûn tâmiri (Topkapı’da),
Üsküdar Sarayının tâmiri (Üsküdar’da),
Galatasarayın eski yerine yeniden inşâsı (Galatasaray’da),
Atmeydanı Sarayının yeniden inşâsı (Atmeydanı’nda),
İbrahim Paşa Sarayı (At Meydanı)
Yenikapı Sarayının yeniden inşâsı (Silivrikapı’da),
Kandilli Sarayının yeniden inşâsı (Kandilli’de),
Fenerbahçe Sarayının yeniden inşâsı (Fenerbahçe’de),
İskender Çelebi Bahçesi Sarayının yeniden inşâsı (İstanbul şehir dışında),
Halkalı Pınar Sarayının yeniden inşâsı (Halkalı’da),
Rüstem Paşa Sarayı (Kadırga’da),
MehmedPaşa Sarayı (Kadırga’da),
Mehmed Paşa Sarayı (Ayasofya yakınında),
MehmedPaşa Sarayı (Üsküdar’da),
Rüstem Paşa Sarayı (Üsküdür’da),
Siyavuş Paşa Sarayı (İstanbul’da),
Siyavuş Paşa Sarayı (Üsküdar’da),
Siyavuş Paşa Sarayı (yine Üsküdar’da),
Ali Paşa Sarayı (İstanbul’da),
AhmedPaşa Sarayı (Atmeydanı’nda),
Ferhad Paşa Sarayı (Bâyezîd civârında),
Pertev Paşa Sarayı (Vefâ Meydanında),
SinânPaşa Sarayı (Atmeydanı’nda),
Sofu MehmedPaşa Sarayı (Hocapaşa’da),
Mahmûd Ağa Sarayı (Yenibahçe’de),
MehmedPaşa Sarayı (Halkalı yakınında Yergöğ’de),
Şâh-ı Hûbân Kadın Sarayı (Kasımpaşa Çeşmesi yakınında),
Pertev Paşa Sarayı (şehrin dışında),
AhmedPaşa Sarayı (şehrin dışında),
AhmedPaşa Sarayı (Taşra Çiftlik’te),
AhmedPaşa Sarayı (Eyüp’te),
Ali Paşa Sarayı (Eyüp’te),
MehmedPaşa Sarayı (şehrin dışında, Rüstem Çelebi Çiftliğinde),
Mehmed Paşa Sarayı (Bosna’da),
Rüstem Paşa Sarayı (İskender Çelebi Çiftliğinde).

Mahzenler

1. Buğday mahzeni (Galata Köşesinde),
2. Zift Mahzeni (Tersâne-i Âmirede),
3. Anbar (sarayda),

Anbar (Has Bahçe Yalısında),
Mutbak ve kiler (sarayda),
Mahzen (Unkapanı’nda),
İki adet anbar (Cebehâne yakınında),
Kurşunlu Mahzen (Tophâne’de).