20.01.2013, Pazar

Estergon Kuşatması

I.Süleyman'ın tugrası I.Süleyman'ın tugrası

Budin'in 45 km. kuzeybatısında kendi adını taşıyan ırmağın Tuna ile birleştiği noktada, bir tepe üzerinde, Ciğerdelen (Parkany) karşısında bulunan kalenin adıdır. Eskiden başpiskoposluk merkezi olan Estergon'da Macar piskoposluk mahkemesi çalışır idi. Arpad sülalesinden Wajk, 996 yılında Hıristiyanlığı kabul etmiş ve 1000 yılında Estergon'da Papa II. Sylvester tarafından Macar krallık tacını giymekle Szent İstvan (997-1038) adını almıştı. Bu olay dolayısıyla Estergon, Macar kardinallerinin merkezi olduğu gibi Macar tacının saklandığı ve taç giyme törenlerinin yapıldığı bir yer olmak itibariyle Macarlar arasında kutsallık kazanmıştı. Estergon'un Türklerle ilgili tarihi Kanuni Sultan Süleyman'ın Budin seferi (1529) ve onu izleyen I. Viyana kuşatmasıyla başlar.

I.SÜLEYMAN KILICI

Eylül 1529'da Budin fethedildikten sonra ve Szapo İyai Macar krallığına getirildikten sonra batıya, Viyana üzerine doğru yürüyüşe karar verildi. Semendire sancakbeyi Yahya Paşazade Mehmed Bey öncü birlikleriyle beraber ilerlemeye başlamış, Osmanlı kuvvetleri karşısında dayanamayacağını anlayan Estergon Kalesi muhafızı Pal Varday ile Macar krallık tacı muhafızı Pal Perenyi, kaleyi silah atılmaksızın Osmanlı kuvvetlerine teslim etmişlerdi. Ancak bu ilk işgal kısa sürmüş, 1530'da General Von Roggendorf tarafından Estergon geri alınmıştır. Fakat Estergon'un durumunu ön plana alan Kanuni, Kral Ferdinand tarafından gönderilen elçiye (1532), Estergon kalesinin anahtarlarının gönderilmesini başlıca şart olarak ileri sürmüştü. Estergon Kalesi'nin kesin olarak Osmanlı hakimiyetine girmesi, Kanuni'nin düzenlediği 1543 seferi olmuştur. Kale, Osmanlıların Budin'e yerleştiklerinden beri Avusturyalılar tarafından büyük ölçüde tahkim edilmişti. Alman, İspanyol ve İtalyan olmak üzere 1300 kadar yardımcı asker de kaleyi muhafaza etmekte idi.

Estergon Kalesi

29 Temmuz'da başlayan kale kuşatması, 6 Ağustos'ta yapılan hücumla şiddetlendi. Katedralin tepesindeki altından yapılmış haçın bir gülle ile yıkılması kuşatanların maneviyatını yükseltti. Bunun üzerine İspanyolların teslim talebiyle kale kapıları Sultan Süleyman'a açıldı (10 Ağustos 1543). Büyük katedral, Mimar Sinan tarafından- gotik özelliklerine halel getirilmeksizin- camiye çevrildi. Padişah, ilk cuma namazını burada kıldı. Kale, yeniden tahkim edilerek bir sancakbeyliği haline konup Budin Beylerbeyliği'ne bağlandı. Kanuni, Budin eyalet kanunu ile birlikte Estergon sancağı kanunu da hazırlattırdığı gibi, buradan Avusturya'ya ihraç edilecek veya Avusturya'dan ithal edilecek mallar için de ayrı bir gümrük kanunu düzenlettirdi.

Estergon Estergon

Arka plân ve kuşatma

Macar Kralı János Szapolyai'nin 1540 yılında ölümünün ardından Avusturyalılar ile Osmanlılar arasında Macaristan'ın yönetimi konusunda bir rekabet başladı. Daha önce Budin ve Peşte'yi fetheden Osmanlı padişahı I. Süleyman, 1543 yılı nisan ayı sonlarında Edirne'den yola çıktı ve 29 Temmuz 1543'te ordusuylaEstergon Kalesi'ni kuşattı.Kale, 10 Ağustos 1543 tarihinde, on iki günlük bir kuşatmanın sonunda I. Süleyman komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından zaptedildi.Kalenin bulunduğu bölge bir sancakbeyliği haline getirilerek Budin Beylerbeyliği'ne bağlandı. Süleyman, İstanbul'a dönüş sırasında Saruhan sancakbeyi olan oğlu Şehzade Mehmed'in Manisa'da vefat ettiği haberini aldı.İstanbul'a gedikten sonra da oğlunun cenazesinin Manisa'dan İstanbul'a getirilmesini emretti ve cenaze, Şehzade Camii yanına defnedildi.