04.02.2019, Pazartesi

ABAZA MEHMED PAŞA İSYANI

           

Ayaklanmaları 16. ve”l7.  yy’larda Anadolu’da çıkan Çelalî isyanlarının bir halkası olan Abaza Mehmed Paşa, kendine özgü giyimiyle Osmanlı erkek giyiminde Abaza kesimi denilen yeni bir moda meydana getirmiştir.

 

                 II. Osman Han'ın şehit edilmesinin etkileri devam etmekteydi.Merkezde Sadrazam Kemankeş Kara Ali Paşa, duruma tam ma­nasıyla hakim olamıyordu. Çünkü hem saray hem Yeniçeri Ocağı hem sipahi zorbaları ayrı ayrı devlete hakim olmak iddiasında idiler. Padişahın çocuk yaşta bulunması onları cesaretlendiriyordu.Taşrada ise isyanlar eksik olmuyordu. Balıkesir bölgesinde Cenetoğlu adlı bir sipahi başına topladığı zorbalarla ayaklanıp Aydın ve Saruhan taraflarında şekavete başlamıştı. Bunların en tehlikelisi ise Abaza Mehmed Paşa İsyanı oldu.Mehmed Paşa, Anadolu'daki Celali Fetreti döneminde büyük bir isyan hareketinin lideri olan Canbolatoğlu'nun hazinedarı olup genç ve ateşli bir delikanlı idi. Kuyucu Murad Paşanın Oruç Ovası'ndaki galibiyetinde esir edilmişti. Öldürülecek iken o sırada yeniçeri ağası bulunan Halil Ağa'nın (sonradan iki kez sadrazam olacaktır) şefaati ile idamdan kurtuldu. Halil Ağa, kaptan-ı derya olunca, Abaza Mehmed'e de derya beyliği verildi. Sonra sırasıyla Maraş ve Erzurum Beylerbeyliği'ne getirildi (1621).Öte yandan 1 . Mustafa Han zamanından beri İstanbul'da de­ vam eden karışıklıklar ve devlet otoritesinin zedelenmiş olması, merkezden uzak valilerin kendi bildikleri gibi hareket etmelerine neden oluyordu. Bu sırada valiler güya kendilerini korumak için "kapı halkı" denilen bir çeşit muhafız birliği bulundurmakta idi­ ler. II. Osman'ın kapıkuluna soğuk davranması zaten Anadolu'da kalelerde azınlıkta bulunan yeniçerilere duyulan nefreti de arttır­ mıştı. Abaza Paşa da bundan cesaret alarak Erzurum Kalesi'nden yeniçerileri çıkarmıştı.Daha sonra Genç Osman'ın yeniçeriler tarafından öldürülmesi üzerine, onları düşman ilan etti. Yeniçerileri "padişah katili" ilan ederek ve onların hakkından gelmek için sekban toplayıp şehirdeki yeniçerileri katletmeye başladı. Kısa zamanda etrafına pek çok insan toplayıp, Erzurum'a tam manasıyla hakim oldu. Çevre sancaklara kendi adamlarını gönderip halktan vergi almaya da başlamıştır.Böylece Abaza genç padişahın intikamını almak bahanesiyle hem ocağa hem de hükümete cephe almış bulunuyordu. Onun bu hare keti birçok kimse tarafından sempati ile karşılanıyordu. Hatta halk arasında " Abaza Destanı" diye bir destan çıkmıştı. Meçhul bir ozanınn söylemiş olduğu şu mısralar her tarafa hızla yayılıyor ve birçok kimse bunları gözyaşı ile dinliyordu.

Ala kanla yatar o nazik teni

Yaralayıp uçurdular canını

Gazi Sultan Osman Han'ın kanını

Abaza "mutlaka alırım" demiş

Muradımdır İstanbul'a varmaya Osmanlı'nın tahtını düzeltmeye Sultan Murad Han'a vezir olmaya ''Ancak ondan sonra ölürüm" demiş

 

Diğer taraftan Abaza Paşa'nın Erzurum Kalesi'nden çıkardığı ye­ niçeriler, İstanbul'a gelerek, padişaha şikayette bulundular. Sultan I

 

 

V. Murad, Abaza Mehmed Paşa'ya Sivas Beylerbeyliği'ni verip, yerine Mustafa Paşa'yı tayin etti. Ancak Abaza Mehmed Paşa, Sivas'a gel­mediği gibi Kars ve Ahıska kalelerine saldırdı. Buradaki yeniçerileri de kovdu. Bu iki hareketi yanında pek çok yeniçeri öldürmesi artık isyan bayrağını dalgalandırdığına kesin bir işaretti. Abaza, bütün yeniçerileri ortadan kaldırmadıktan sonra, Genç Osman'ın intika­mının alınmayacağına ve devletin kurtulamayacağına inanıyordu.için, onlara mektuplar yazdı. Bir kısmını kendi tarafına çekmeyi başardı. Kuvvetlerinin sayısı kırk bine ulaşmıştı.Böylece büyük bir güce ulaşan Abaza bu kez Ankara üzerine yürüdü. Şehre girmeye muvaffak oldu ise de iç kalesini alamadı­ ğından Niğde'ye kışlamaya çekildi.Ele geçirdiği yerlerde yeniçeri, topçu, cebeci, acemi oğlanı gibi Kapıkulu Ocağı mensuplarını aman vermeyip öldürtüyor, sadece sipahi taifesine dokunmuyordu.Bu durumdan yararlanan Abaza, mevkiini iyice kuvvetlendirmiş­ tir. Nitekim çok geçmeden Trablusşam Valisi Seyfoglu Yusuf Paşa ile Maraş Beylerbeyi Kalavun Yusuf Paşa da bu isyana katılmışlardır.Abazayı isyana teşvik edenlerin başında Abaza şeyhi diye nam salmış Sarıbabazade Abdurrahim gelmekteydi. Abaza Paşanın bu kişiye büyük itimadı vardı. Bu zat Abazaya sahib-i huruc (zamanın Mehdi'si) olduğunu söyleyerek inandırmış ve iyice yoldan çıkarmıştı. Kendisine, "Sen Allah tarafından memur edilmişsin. Allahü Teala seni bu zalim kavim (yeniçeriler) üzerine musallat etmiş. Korkma fırsat senindir;' diyerek Yeniçerilere karşı tahrik ediyordu.Abaza da uğradığı köy ve kasabalarda yeniçeri adıyla buldukları­nın mallarını alırken kimini katl ediyor kiminin de tabanlarına nal çakmak suretiyle öldürüyordu. Anadolu'da bulunan yeniçerilerin cümlesi ürküp İstanbul'a kaçmaya başladılar. Abaza hareketine devamla Ankarayı da aldı. Kalede bulunan bütün yeniçerileri, topçu, cebeci ve acemi oğlan gibi kapıkulu askerlerini kılıçtan geçirdi.Devlet, Anadolu'da büyük bir güç haline gelen Abaza gailesini bertaraf etmek için hazırlıklara başladığı sırada bu defa Bağdad hadisesi meydana geldi. Bu itibarla Abaza İsyanı ikinci derecede kalmış bulunuyordu. Abaza şimdilik idare edilecekti.Abaza Mehmed Paşa etrafına otuz bin sekban toplamıştı. Bu kuvvetlerle Şebinkarahisar'a saldırdı. Burayı ele geçirdiği gibi, ye­ niçerileri de temizledikten sonra, şehrin beyi olan Mustafa Paşa'yı maiyetine aldı. Böylece daha da kuvvetlenmiş oldu. Ardından Sivas üzerine yürüyerek şehir ve çevresini kısa zamanda zapt etti.Solak, Çopur Bekir, Kör Hazinedar, Küçük Abaza ve Sarhoş Bölükbaşı gibi bölgede başına buyruk hareket eden liderler de askerleriyle Abaza'ya katıldılar. Civardaki beylerin kendisine katılmaları Veziriazam Kemankeş Ali Paşa, dessas, hilekar ve mürtekip bir adamdı. İşleri takipten uzaktı. Hafız Ahmed Paşa'dan Bağdad'la ilgili gelen haberleri padişahtan gizlemişti. İran Şahı Abbas'ın Bağdad'ı elde ettiği haberi geldiğinde padişah bunun aslı olup olmadığını sormuş o ise yine inkar etmişti.Fakat işgalin doğru olduğunun tahakkuk etmesi üzerine saraya davet edilerek derhal öldürüldü. Yerine kubbe vezirlerinden Çerkez Mehmed Paşa tayin olundu. Yeni sadrazam evvela Abaza ve sonra da İran Seferi'ne memur edilmiştir (14 Nisan 1624).Veziriazam 1624 Mayıs ayında ocaklılarla Üsküdar'a geçti Ye­ niçeri Ağası Boşnak Hüsrev Ağa idi. Veziriazam Konyaya gelince Abazaya nasihat yollu mektup gönderdi ise de dinlemedi ve şeyhinin sözüyle muharebeye karar verdi. Kayseri sahrasına gelindiği zaman veziriazamın, Abaza ile beraber yeniçerileri kırdıracağı şayiaları çıktı ise de Abazanın casusları vasıtasıyla orduya giren bu propaganda ocak zabitlerinin nasihatleriyle yatıştırıldı.Abaza, Kayseri ve Sivas taraflarındaki Türkmen uluslarını birçok vaatlerle kendi tarafına çekmişti. Muharebe başlayıp kızıştığı ve Aba­za kuvvetleri sarsıldığı sırada Türkmenlere haber gönderip onların harbe iştirakini emrettiyse de onlar, "Bizim ol yükte bacımız yoktur. Somun yedirdiği adamları ile iş görsün;' diyerek çekilip gittiler.Bu sırada Abaza ile müttefik görünen Sivas Valisi Tayyar Meh­med Paşa ile Murtaza Paşa harp esnasında birbirleriyle anlaşarak dönüp Abaza kuvvetlerine kılıç üşürdüler. Neticede Abazanın levend ve sekbanları bozulup kaçtılar Abaza evvela hazine sandıklarını kaçırıp arkasından da kendisi kaçtı. Abazanın Niğde Kalesi'nde bulunup mağlup olması üzerine oradan kaçırılan zevcesi ile kızı Anadolu Beylerbeyi Balıkesirli Solakoğlu İlyas Paşa tarafından takip olunarak yakalanıp serdarın yanına getirildi.Veziriazam Çerkez Mehmed Paşa, Abazayı takip ederek Tercan'a geldi. Bu sırada Abaza Mehmed Paşa tarafından serdara afvını is­ tirham eden mektup ve adamlar geldi. Kışın yaklaşması sebebiyle Erzurum muhasarasının mümkün olamayacağı düşünülerek Abaza affolunup Erzurum valiliğinde bırakıldı.Erzurum Kalesi'ne konulacak yeniçerilere dokunmayacağı şart kondu. Bunun üzerine kaleye bir haseki ve on bölükbaşı ile iki bin yeniçeri konulup veziriazam kışlamak üzere Tokat'a geldi (1624 Ekim)Abaza İsyanı'nın bastırılması sırasında Balıkesir civarında faa­ liyette bulunan Cennetoğlu adlı bir Celali cüretini artırmış bölgeyi yağmalamaya başlamıştı. 1624 Aralık ayında Sadaret Kethüdası Vezir Kanlı Mehmed Paşa, Cennetoğlu üzerine serdar tayin edil­ di. Manisa yakınlarında geçen muharebede yenilen Cennetoğlu, Denizli'ye kaçtı ise de burada yakalanıp idam edildi.Veziriazam bundan sonra ilkbahardaki seferini Bağdad üzerine yapacağı için ona göre hazırlık yapıyordu. Fakat hasta olarak Tokat'a girildikten on gün sonra vefat etti (Ocak 1625). Yeniçeri Ağası Hüsrev Ağa ve Baki Paşa arz ve mahzar yazıp, "Serdar merhum oldu. İstanbul'dan serdar çıkıncaya kadar zaman geçer. Diyarbekir Beylerbeyi Hafız Paşa kapısı mükemmel eski vezirdir ve Bağdad ahvaline vukufu vardır;' diye yazılıp İstanbul'a gönderildi.Bunun üzerine sadrazamlık mührü Diyarbakır Beylerbeyi Vezir Hafız Ahmed Paşa'ya verildi ve ikinci defa Bağdad üzerine memur edildi (1625).