27.05.2014, Salı

Vaka-i Hayriye (Hayırlı Olay)

II. Mahmud II. Mahmud

Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa ve yandaşları Kabakçı Mustafa İsyanı sırasında tahttan indirilen Sultan III. Selim'i tekrar tahta geçirmek için bazı görüşmeler yapmaya başladılar. Nihayet 16.000 kişilik bir ordu ile İstanbul'a yürüyen Alemdar Mustafa Paşa, Hacı Ali Ağa'yı İstanbul'a göndererek Kabakçı Mustafa'yı öldürttü (19 Temmuz 1808). Ordusuyla birlikte İstanbul'a gelen Alemdar Mustafa Paşa birçok isyancıyı da öldürdükten sonra Babıali'ye geldi. Arif Efendiyi (Arapzade) şeyhülislam yaptıktan sonra saraya gitti. Sultan IV. Mustafa, Alemdar Mustafa Paşa'nın Sultan III. Selim'i padişah yapmak için geldiğini söyleyen şeyhülislamı kovdu ve kardeşi şehzade Mahmut ve Sultan III. Selim'in öldürülmesini emretti. Sultan III. Selim hemen öldürüldü. Şehzade Mahmut ise cariyelerin ve hizmetkarlarının yardımıyla sarayın çatısına kaçırıldı. Alemdar Mustafa Paşa, Sultan IV. Mustafa'yı tahtan indirerek yerine Sultan II. Mahmut'u getirdi. Sultan II. Mahmut, kendisinin tahta çıkarılmasını sağlayan Alemdar Mustafa Paşa'yı sadrazam yaptı.

Yeni Padişah, Alemdar Mustafa Paşa'ya geniş yetkiler tanıdı. Sadrazam, ilk iş olarak da Kabakçı ayaklanmasıyla ilgili görülenleri cezalandırdı. Rusçuk ileri gelenlerine önemli görevler verdi. Rumeli ve Anadolu'daki ayanı İstanbul'da toplayarak onlarla Sened-i İttifak'ı yaptı (29 Eylül 1808). Bu belge ile ayanlar, hükumet emirlerini dinleyeceklerine söz veriyorlardı. Nizam-ı Cedidordusunu Sekban-ı Cedid adıyla yeniden kurdu. Konya'dan çağrılan vezir Kadı Abdurrahman Paşa'yı yeni ordunun başına getirdi. Esame adı verilen yeniçeri ulufe cüzdanlarını, bedellerini ödeyerek satın alıp, imha ettirdi. Alınıp satılabilen bu cüzdanlar sayesinde, askerlikle münasebeti olmayanlar, asker maaşı alabiliyorlardı. Binlerce esame imha ettirdiyse de bu konuda tam bir başarı gösteremedi. Gelişmeleri öfkeyle izleyen IV. Mustafa ve Kapıkulu ocakları mensubu ağalar 14 Kasım 1808 gecesi, Alemdar Mustafa Paşa'nın konağını bastılar. Gelecek yardımı bekleyerek yeniçerilerle kıyasıya çarpışan sadrazam, damı delmekte olan yeniçerileri görünce patlattığı barut fıçısıyle intihar etti. Bunun üzerine, Rusçuk yaranından Defterdar Tahsin Efendi ile Umur-ı Cihadiye nazırı Behiç Efendi İstanbul'dan kaçtılar; Sadaret kethüdası Mustafa Refik Efendi asiler tarafından parçalandı. Ayaklananlar II. Mahmut'u tahttan indirmek için saraya saldırdılar. Kadı Abdurrahman Paşa Sekban-ı Cedid askeriyle Topkapı Sarayı'nı savundu. Bozguna uğrayan ayaklananların üzerine giden Abdurrahman Paşa, 3000'den fazla yeniçeri ve diğer ayaklananları kılıçtan geçirtti. Bu sırada donanma toplarıyla İstanbul'u ateşe tuttu. Yıkılan binalar ve ölen insanlar karşısında neye uğradığını anlayamayan İstanbul halkı, saldırıyı durdurtan ulema sayesinde can güvenliğine kavuştular. İki taraf da birbirine karşı üstünlük gösteremedi. Bu yüzden Sultan II. Mahmut iktidarını 18 yıl boyunca ince bir denge üzerine kurmak zorunda kaldı. Rusçuk yaranından Ramiz Paşa'yı gizlice Rumeli'ne kaçırtan Sultan II. Mahmut, 18 Kasım 1808 tarihinde Sekban-ı Cedid'i dağıttığını ilan etti. Kadı Abdurrahman Paşa Anadolu'ya kaçtı ama hakkında çıkan ferman gereği idam edildi. Bu olay yeniçeri ocağının kaldırılmasını uzun bir süre geciktirdi.

Hayırlı Olay

Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, nihayet sadrazam Benderli Mehmet Selim Sırrı Paşa zamanında gerçekleştirildi. 17 yıldır bu ocağı kaldırmayı tasarlayan II. Mahmut, 25 Mayıs 1825'te bu fikrini uygulamaya koydu. Eşkinci ocağı adı verilen yeni bir askeri sınıf kurulduğunu resmen açıkladı. Avrupa tarzında üniforma giydirilen yeni ordu, 11 Haziran 1826'da eğitime başladı. Bundan 3 gün sonra ayaklanan yeniçeriler, kazanlarını Etmeydanı'na çıkararak gösterilere başladılar. Ulemayı yanına alan II. Mahmut, Sancak-ı Şerif'i çıkararak halkı yeniçerilere karşı savaşmaya çağırdı. Yeniçeri Ocağı dışındaki bütün ocaklar, padişaha sadakatlerini bildirdiler. Aksaray'daki Etmeydanı'nda bulunan yeniçeri kışlaları top ateşine tutuldu. 6.000'den fazla yeniçeri öldürüldü. 20.000 civarında isyancı da tutuklandı. 16 Haziran 1826'da tarihe karışan Yeniçeri Ocağı'nın yerine, Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı yeni bir ocak kuruldu. Anlamı ise "Muhammed'in zafer kazanmış orduları"dır.

Sekban-ı Cedid

(29 Eylül 1808-18 Kasım 1808) II. Mahmut tarafından daha önceki Nizam-ı Cedid ordusu model alınarak kurulmuş kısa ömürlü bir Osmanlı ordusudur.

Rusçuk ayânı Alemdar Mustafa Paşa İstanbul'a ordusuyla yürüyerek IV. Mustafa'yı tahtan indirdi ve yerine II. Mahmut'u tahta geçirdi. (28 Temmuz 1808) II. Mahmut, Alemdar Mustafa Paşa'yı sadrazam yaptı. Alemdar Mustafa Paşa'nın sadrazam olduktan sonra yaptığı ilk işlerden biri devletin ileri gelenleriyle büyük bir toplantı yapmak oldu. Bu toplantıda alınan kararlar Sened-i İttifakadı verilen bir belgede derlendi. Bu belge ile ayanlar, hükumet emirlerini dinleyeceklerine söz verdiler. Nizam-ı Cedid ordusu Sekban-ı Cedid adıyla yeniden kuruldu. O zamanki Karaman valisiKadı Abdurrahman Paşa bu yeni ordunun başına geçti.

Tahttan indirilen IV. Mustafa ve adamları bu gelişmelerden hoşnut değillerdi. 14 Kasım 1808 gecesi, Alemdar Mustafa Paşa'nın konağını bastılar. Gelecek yardımı bekleyerek yeniçerilerlekıyasıya çarpışan sadrazam, damı delmekte olan yeniçerileri görünce patlattığı barut fıçısıyle intihar etti. Ayaklananlar II. Mahmut'u tahttan indirmek için saraya saldırdılar. Kadı Abdurrahman Paşa Sekban-ı Cedid askerleriyle Topkapı Sarayı'nı savundu. Bozguna uğrayan ayaklananların üzerine giden Kadı Abdurrahman Paşa, 3.000'den fazla yeniçeri ve diğer ayaklananları kılıçtan geçirtti. Ama yeniçeriler üstünlük sağladılar. Sultan II. Mahmut 18 Kasım 1808 tarihinde Sekban-ı Cedid'i dağıtmak zorunda kaldı. Kadı Abdurrahman Paşa Anadolu'ya kaçtı ama hakkında çıkan ferman gereği idam edildi.

Yeniçeri Ocağı'nın Kaldırılması

Yeniçerilerin Topa Tutulması

 

 

Sultan II.Mahmud  Han Sultan II.Mahmud Han

Sultan II. Mahmud Han başta Yeniçeriler olmak üzere Kapıkulu ocakları’nı kaldırmak için tam 17 yıl bekledi Yunan İsyanıyla bile başa çıkamayan bir ordunun her an yeniden yeniye patlaması muhtemel bir Rus savaşında ne yapabileceği artık yalnız padişahı değil bütün devlet adamlarını hatta Yeniçeri generallerini düşündürür

durumdaydı.

asakiri  

 

Bir zamanlar Allah’ın emrinden hemen sonra geldiğine inanılan padişah iradesi ile bu işi çözmek mümkün değildiYeniçeri ocağı böyle bir iradeyi tanımayacağını birçok defalar devletin en ağır zararları pahasına göstermişti. İşe gene III. Selim gibi modern bir ordunun çekirdeğini hazırlamakla girişmek gerekiyordu. III. Selim tahttan indirildikten sonra o zaman veliaht- şehzade olan ve oğlu gibi sevip yetiştirdiği Sultan Mahmud’a devletin geleceğini bu noktada düğümleneceğini anlatmıştı yeniceri Yeniçeri III. Selim’in bütün hatalarından ders aldığı için IIMahmud kilit noktalarına hatta Yeniçeri generalliğine yeni bir ordu kurulması gerektiğine içten inanmış kimseleri getirdiBu iş burada söylendiği kadar kolay ve çabuk olmadı. Her an tetikte bekleyen ve kendi durumlarını padişah derecesinde bilen Yeniçerileri ürkütmemek için çok dolambaçlı yolları dolaşmak icap etti Nihayet 25 mayıs 1825’te “Eşkinci Ocağı” diye modern bir asker ocağının kurulacağı bildirildi. Bu ocağa Yeniçerilerde gönüllü girebileceklerdi Bu tedbirle Yeniçerileri ürkütmemek amaçlanmıştı. Buna rağmen Yeniçeriler 14 haziran akşamı ayaklandılar. Yeniçeriler elinde parçalanarak ölmekten zor kurtulan son Yeniçeri ağası Celaleddin Ağa durumu Sultan II. Mahmud Han’a bildirdi  

Topçular Topçular

Türkiye tarihinin sayılı günlerinden olan 15 haziran 1826 sabahı Yeniçeriler kazanlarını et meydanı’na çıkararak “istemezük” şeklindeki uğursuz naralarını atmaya gösteriler yapmaya başladılar Sadrazam Benderli Selim PaşaAğa Hüseyin ve İzzet Paşalara boğaz’ın iki yakasından askerleriyle şehre inmeleri için emir verdi. Şeyhülislam Tahir Efendi yanına kazaskerler belli başlı ulemayı yüksek medrese öğrencilerinden 3.500’ünü alıp Sultanahmed Meydanında Sancak-ı Şerif altına geldi Halka ateşli nutuklar söylemeye devletin ya bugün batacağını ya çıkacağını anlatmaya başladı. Ulama’yı elde etmedikleri takdirde hiçbir ihtilalde başarı gösteremeyen Yeniçeriler bu defa kesin şekilde başarısızlığa uğrayacaklardı

itfaiye kulesi itfaiye kulesi

Bütün İstanbullular Yeniçerilere diş biliyorlardı Bu ocağın şehirde yapmadığı edepsizlik kalmamıştı En iyi Yeniçeriler esnaflık yapıp halkı soyuyorlardı. Osmanlı tarihine görülmemiş bir şey olarak kadınlar bile sokağa dökülüp Yeniçerilere karşı gösterilere katıldı Tophaneden ağır top bataryalar çıkarıldı; Yeniçeri kışlalarının bulunduğu Aksaraya ve et meydanına sevk edildi Topçu Yüzbaşı Kara-cehennem İbrahim Ağa kışlaları bombardıman etmeye başladı Şimdiye kadar hiçbir Yeniçeri ayaklanmasında âsilere top ateşi açılmamıştı. Darendeli İzzet Ağa ve Ağa Hüseyin Paşalar arkalarında edinebildikleri silahlarla kendilerini takıp eden tahmini imkânsız sayıda bir halk kalabalığı ile kışla kapılarınadayandılar

Yeniçeri Sancağı Yeniçeri Sancağı

Kapılar yıkıldı Karacehennem İbrahim Ağa topuğundan vurulmasına rağmen aldırmayarak kışladan içeri girdi O zamana kadar Yeniçerilerin müsaadesi olmaksızın kışlalarına girmek hiçbir faninin haddi değildi. Tophane imamı hacı Hafız Ahmed Efendi askerin başında Yeniçerilere karşı ilerliyordu 11seraskerlik Akşama doğru artık yeryüzünde Yeniçeri diye bir şey kalmamıştı 6.000 Yeniçeri öldürülmüştü Ertesi günden başlayarak şuraya buraya sinen 20.000’den fazla Yeniçeri veya o iddiada bulunan kabadayı tevkif edilerek uzak yerlere sürüldüYeniçerilerin mensup oldukları Bektaşi dergâhları kapatıldı Karşı koyanlar yok edildi. Yeniçeri ocağının ortadan kaldırılması Avrupa’da derin yankılar yaptı. Gazeteler bu haberi manşette verdiler. İstanbul da ki elçiler II. Sultan Mahmud’a hükümdarları namına tebrikler sundular

Yeniceri Ağası Yeniceri Ağası

Böylece 465 yıllık ocak tarihe karıştı Yerine ”Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye” adıyla modern Türk ordusu kurulmaya başlandı Ağa Hüseyin Paşa bu yeni ordunun kurulmasıyla görevlendirildi Kapıkulu ocaklarının kaldırılması ile Avrupa da kendisine “Büyük” unvanı kazandıracak şahsiyetini II. Sultan Mahmud ortaya koymuştur Vak’a-i Hayriye (hayırlı olay) diye anılan Yeniçeri ve diğer kapıkulu ocakları’nın ortadan kaldırılması Türkiye tarihinin ve modern Türkiye’nin gerçek başlangıcı oldu. 1839 Tanzimatı hattâ Cumhuriyet Vak’a-i Hayriyye’nin bir sonucu şeklinde açıklana bilir.

Yeniçeri Zırhı Yeniçeri Zırhı

Türkiye’de batı medeniyetine dönüş Vak’a-i Hayriyye ile başlar Doğu medeniyetinde zirvelere çıkan Türkler batı medeniyetinde neler yapabileceklerini Vak’a-i Hayriyye’den bu yana geçen bir buçuk asırdan beri tecrübe etmektedirler Tarihin oluşumu henüz tamamlanmadığı için Türklerin batı medeniyetinde ulaştıkları noktaları birkaç kuşak sonraki nesiller kaydedecektir .