29.06.2014, Pazar

Süleyman Paşa

Süleyman Paşa veya Şah Süleyman

Süleyman Paşa veya Şah Süleyman

Süleyman PaşaGazi Süleyman Paşa veya Süleyman Gazi (1316 (?) - 1357), Osmanlı Padişahı Orhan Gazi'nin büyük oğlu olup, annesi Nilüfer Hatun'dur. Osmanlı evleti'nin Rumeli'ye, başka bir deyişle Avrupa'ya geçişinin öncüsü ve sembolü olan şahsiyettir ve Rumeli Fatihi olarak bilinir.

İlk defa Gerede'de yönetici olarak hizmete başlamıştır. İzmit, Göynük ve Mudurnu civarı kendisine tımar olarak verilmiştir. İznik (1331) ve İzmit (1337) fetihlerine katılmış, fethinde büyük rol oynadığı Karesioğulları Beyliği'ne bey tayin edilmiştir (1335). Sırplara karşı, Bizans'a yardıma giden Osmanlı kuvvetlerine kumanda etmiştir. Rumeli’ye geçerek Selanik’i Sırplardan almış ve Bizanslılara vermiştir (1349). Rumeli'ye ikinci geçişinde (1352), Bulgar ları Dimetoka’da yenmiştir. Bu harekatlarında Çimpe Kalesi, kendisine üs olarak verilmiştir. Gelibolu başta olmak üzereMarmara ’nın batı kıyısındaki şehirleri ele geçirdiyse de, Bizanslılarla yapılan antlaşma îcabı, buraları daha sonra boşaltmıştır. Eretna Beyliği beyi Alaeddin Eretna'nın ölümünden sonra bölgede doğan karışıklıktan istifade ederek Ankara'yı zaptetmiştir (1354). Bizans'ta imparator değişikliği üzerine, dikkatini yeniden Trakya'ya yöneltmiştir.

Üçüncü geçişinde, Biga'da topladığı ordularını Çardak limanında gemileri yan yana koyarak Çanakkale Boğazı'ndan geçirmiş ve Bolayır'ı kendisine üs edinerek, artık Osmanlı'nın Rumeli'de yerleşmesine dönük bir politika izlemiştir. Anadolu'dan getirttiği Türkmen ailelerini Rumeli'de kurduğu köylere yerleştirmeye başlamıştır. Daha önceki harekatlarda yapılan keşifler ve edinilen bilgilerin de yardımıyla Gelibolu Yarımadası nın kısa bir sürede Osmanlı yönetimine katılması sağlanmış, daha sonraki fetihler için hareket noktası oluşturulmuştur.

Ölüm tarihi konusunda farklı görüşler mevcuttur. Bir görüşe göre 1360'ta, Bolayır ile Seydikavağı arasında doğanla avlanırken atından düşerek vefat etmiş, cenazesi vasiyeti doğrultusunda Bolayır'da imareti civarında yaptırmış olduğu türbeye defnedilmiştir. Kendisi için daha önce yaptırdığı türbe boş olarak Yenişehir, Bursa'da bulunmaktadır.Âşıkpaşazâde Tarihi ölüm tarihini 1356 olarak verirken, Anonimler ve Oruc Tarihi 1357 olarak vermektedir.Ruhî, Süleyman Paşa'nın Rumeli'de altı yıl boyunca mücadele verdikten sonra öldüğünü söyler. Kendisinin 1352 yılında Cinbi'yi aldığı göz önünde bulundurulursa, Ruhî'nin verdiği yıl 1356 civarına tekabül etmektedir. Takvimlerden biri, Orhan Gazi'nin Süleyman Paşa'dan beş yıl sonra sonra öldüğünü kaydeder ki Orhan Gazi'nin 1362 Mart'ında öldüğü bilindiğinden, takvimin verdiği tarih 1356 civarına denk gelmektedir. Bizanslı tarihçi Nikeforos Gregoras ise Süleyman Gazi'nin ölümünün, kardeşi Şehzade Halil'in esir edildiği 1357 yılından kısa bir süre sonra gerçekleştirdiğini yazmaktadır.

Bursa, Yenişehir, Göynük, Geyve, Akyazı, İzmit, İznik ve Gelibolu'da imaret, cami medrese, kervansaray, mektep ve mescit gibi eserler inşa ettirmiştir.

Çanakkale İli Gelibolu İlçesi  Bolayır Beldesinde bulunan  Gazi Süleyman Paşa Türbesi Kesin yapılış tarihi bilinmeyen türbe II. Abdulhamid tarafından yeniden yaptırılmıştır. Türbede Gazi Süleyman Paşa’ya, lalasına ve atına ait üç adet mezar vardır.

Süleyman Paşa Türbesi

Süleyman Paşa Türbesi

Süleyman Paşa aslında Osmanlı'nın bir islam devleti olacağının il ispatıdır  SÜLEYMAN PAŞA(GAZİ) 

Bir av esnasında attan düşerek vefatına kadar, gaza meydanlarında, fetihten fethe koşmakla geçmiş bir ALP , bir Komutan bir Mücahid...

      Osmanlı başansını bir dizi olay hazırlamıştır. Karesi tahtı için bir çekişme,1345'te Orhan’a bu beyliği topraklanna katma fırsatı verdi. Osmanlı hizmetine
girmiş olan Karesili gâzîler, Çanakkale Boğazı ötesine bir sefer yapılmasını istiyorlardı.Orhan’ın, batı sınınnı yöneten oğlu Süleyman komutasında sefer için hazırlık
yapıldı. Olaylar onlardan yanaydı. Orhan Gazi, 1346’da, Bizans tahtında hak iddia eden îoannis Kantakuzenos ile bir ittifak yapmış, loannis'in kızı Theodora'yla da
evlenmişti. Bu durum Osmanlılara Bizans'ın içişlerine kanşma ve Trakya'daki iç savaşa katılma fırsatı verdi. Süleyman Gazi, Sırp ve Bulgar güçlerine karşı Kantakuzenos’a yardım için 1352’de Edirne'ye gittiğinde, Gelibolu Kıstağının doğu kıyısındaki Çimpe'de (Omurbeyli) yerleşti. Kantakuzenos’un ısrarlı isteklerine karşın kaleyi boşaltmayı reddetti. Hem Anadolu’dan taze birliklerle bu köprübaşını güçlendirmeye, hem de Gelibolu kalesini kuşatmaya koyuldu. 1354 martının l'ini 2'sine
bağlayan gece meydana gelen bir deprem, Gelibolu’nun ve yöredeki öteki kalelerin duvarlarını yıktı. Süleyman'ın güçleri bu müstahkem yerleri hemen işgal ettiler. Kaleler onarılıp Anadolulu askerlerle doldurularak OsmanlIların Avrupa toprağında kesin olarak yerleşmeleri sağlandı. Olay, Bizans ve batı Hıristiyan dünyasında büyük kaygılar uyandırdı. Kostantiniye’deki Venedik elçisi, tehlike karşısında kalan Kostantiniye'nin kendini, güçlü bir Hıristiyan devletinin korumasına teslim etmeye hazır olduğunu yazıyordu. Avrupa, Kudüs’ü geri almak için değil de, Kostantiniye’yi OsmanlIlardan kurtarmak için bir haçlı seferi planlanıyor,Latin ve Yunan Kiliseleri’nin birleşmeleri projesi artan bir şevkle yeniden ele alınıyordu. Gelibolu'nun fethinden sonra 1354'te OsmanlIların eline esir düşen Selânik Başpiskoposu Grigoryos Palamas, kendisini tutsak alanlann ona İslâm’ın doğudan batıya sürekli ilerlemesinin Tann’nın kendilerine yardım ettiğinin ve İslâmiyet’in doğru din olduğunun açık kanıtı olduğunu öylediklerini bildirir.Süleyman, Avrupa'daki ileri mevzilerini güçlendirmek için, Anadolu’dan Avrupa'ya Müslümanlan, özellikle de kolay yerleştirilebilecek göçebeleri taşıyordu.Yeni Türk köyleri kurulmuş, sınır bölgeleri de, Süleyman’ın genel komutasında ve her biri gâzî bir beyin yönetiminde sağ, sol ve orta sınır boylan olarak düzenlenmişti.Osmanlı akınları sürüyor, Osmanlı işgal alanı büyüyordu. Ancak, Süleyman'ın beklenmedik ölümü ile Foçalılann Orhan'ın en küçük oğlu Halil’i tutsak
etmesi, Orhan’ı Bizans'la barışa zorladı. Olaylar Bizanslılan, Trakya’yı diplomatik yollardan elde etmek için çalışmaya yüreklendiriyordu. Süleyman’ın fetihleri tehlikeye
düşmüştü ve sınır güçleri kaygılı ve rahatsızdı. 1359’da Halil serbest bırakıldığında,gâzîler işi geciktirmenin yenilgiye çağn çıkarmak olacağını ve Avrupa'nın boşaltılmasından başka çare kalmayacağını anlamışlardı. Sultanın oğlu,Gelibolu sınır komutanı Murat ve savaşçılığa baş koymuş Lâla Şahin, Edirne'nin
alınmasını amaçlayan bir saldın başlattılar, ilk yıl, Meriç Vadisi’ndeki ve IstanbulEdime yolu üzerindeki kaleleri ele geçirerek kentin askerî yardım ve gerekli ihtiyaç
maddeleri yollannı kestiler. 1361 'de savunma güçlerinin son yarma hareketi de başansızlıkla sonuçlandı (Sazlıdere Savaşı) ve Trakya başkenti Edirne aynı yıl
içinde teslim oldu

 

… Rumeli’nin fethedilişiyle Osmanlı Tarihinde yeni bir devre başlamıştır. Artık İslam askerleri, Asya’nın yanı sıra Avrupa kıtasında da at koşturmaya başlamıştır. Rumeli’nin fethi yalnız Osmanlı tarihinde değil, Bizans tarihinde de bir dönüm noktasıdır. Etrafı Osmanlılarla çevrilmiş Bizans, günbegün çöküşünü seyretmekten başka bir şey yapamaz hale gelmiştir. Şanlı devlete Rumeli topraklarını armağan eden Şehzade Süleyman, 1357′da 41 yaşında iken vefat etmiş ve fethettiği Bolayır’a defnedilmiştir

pasanin_atini_bagladigi_cinara_gozu_gibi_bakiyorlar13490854580_h934797

Ailesi

Gazi Süleyman Paşa'nın Seyyid Hüseyin Çelebi'nin kızı Selçuk Hatun ve İsfendiyar oğlu Kötürüm Bayezit'in kızıyla olmak üzere iki evlilik yaptığı bilinmektedir. Bu evliliklerinden İshak, Melik Nasır ve İsmail adlarında üç oğlu ve Sultan Hatun, Eftendize Hatun adlarında da iki kızı vardır.

Melik Nasır, diğer kardeşleriyle birlikte Ece Bey’in komutasında katıldığı Bolayır civarındaki Akça Liman seferi sırasında denizde boğulmuştur. İshak ve İsmail ise Rumeli’de akıncı beyi olarak görev yapmaya devam etmişlerdir. Sultan Hatun, Candaroğlu Süleyman Paşa ile evlendirilmiştir. Haziran 1395’te vefat etmiş; Sinop’ta "Sultan Hatun" veya "Aynalı Kadın" adı verilen türbeye defnedilmiştir. Eftendize Hatun ise Temmuz 1397’de Akşehir’de vefat etmiş, İmaret Camii haziresine defnedilmiştir.