01.01.2013, Salı

Han Yunus Muharebesi

Mısır'ı idare edenler elden çıkan yerlerin geri alınması maksadıyla savaşa karar verdiler. Mercidâbık savaşından canını kurtararak kaçma başarısı gösteren Canbirdi Gazâlî, beş bin kadar Çerkeş savaşçısıyla Gazze'ye gönderildi. Canbirdi Gazâlî kuvvetleri Gazze yönünde yürüyerek El-Âşir'e geldiği zaman, Sadrazam Sinan Paşa ve oğlu îsâoglu Mehmed Bey'in kuvvetlerinin Remle denilen yerde beklediği öğrenildi.
Yavuz Sultan Selim Han Yavuz Sultan Selim Han
Osmanlı ve Mısır kuvvetleri Han-Yunus denilen yerde karşı karşıya geldiler. Osmanlı târihinde ilk Gazze savaşı burada yapıldı. Sadrazam Sinan Paşa, dinlenmeden, toparlanmadan düşmana taarruz ederek hepsini yok etmek maksadıyla baskına karar verdi. Etrafa Şam'a döneceği haberini yaydı. Karanlık bir gecede Remle'den çıkarak Şam'a doğru yürüyüşe geçti. Bir süre yürüdükten sonra, yön değiştirerek Han Yunus'a döndü. Burada Çerkes-Kölemenliler ile karşı karşıya gelindi. Osmanlı kuvvetleri hemen savaş düzenine geçirildi. Sağ yanda Teke beyi Ferhat Bey'in kuvvetleri, ortada Sadrazam Sinan Paşa, sipahiler ve yeniçeriler, sol yanda Gazze Beylerbeyi Mehmed Bey yerlerini aldılar. Bir tabur kadar da toplar mevzilendirilmiş ateşe hazır bulunuyorlardı. Mısır kuvvetleri ise; sağ yanda Gazi Bey ve kuvvetleri, ortada Canbirdi ve kuvvetleri, sol yanda da İskenderiye Beyi Hüdâberdi Bey ve kuvvetleri yerlerini aldılar (28 Ekim 1516. Topçu ateşi desteğinde taarruza ilk defa Osmanlı kuvvetleri başladı. Bu ilk taarruzda Osmanlı kuvvetleri başarılı oldular, Mısırlılar karşı koyamadılar, geride bir geçide doğru çekilmeye başladılar. Ve geçidi tuttular. Maksatları Osmanlı kuvvetlerini üzerlerine çekmek burada sıkıştırmak ve yok etmekti. Durumu çok iyi gören ve kavrayan Sinan Paşa, karşı tarafın bu hilesini boşa çıkarmak için, yeniçerilerle diğer yayaları, boğazın açığından ve iki tarafından ilerletti. Osmanlı kuvvetleri boğazı aşıncaya kadar bu kuvvetler Mısır kuvvetlerini ok yağmuruna tuttular. Bir yandan da tüfek ateşleriyle on­ları kıpırdatmadılar. Topçunun da ateşleri karşısında burada hareketsiz kalıp, kıpırdayamayan Mısır kuvvetleri, çareyi çekilmede buldular ve daha geri­lere gittiler. Bu suretle açığa çıkmak zorunda kaldılar. Bu sırada Sinan Paşa kuvvetleri, düşmanın ensesinde sıkı bir takiple yakalarını bırakmadı. Son durumda Han Yunus civarında iki taraf da yeniden toparlanarak karşı karşıya geldiler. Aynı zamanda iki taraf da taarruza geçtiler. Karşılıklı çarpışmalar akşama kadar devam etti. Her iki taraf inatla, boğuşuyor bütün savaş ustalıklarını gösteriyordu. Osmanlı topçularının şiddetli ateşi semeresini veriyor, Mısır kuvvetleri dağılıyordu. Savaş alanı ölülerle dolmaya başlamıştı. Daha fazla dayanamayan Çerkeş Memlûkleri, canlarını kurtarmak için çöle doğru kaçmaya başladılar. Reisleri de arkasına bile bakmadan kaçtı ve ca­nını zor kurtarabildi. Savaşa giren Mısır kuvvetinin ancak onda biri kaçabilmiş, kalanı da ya ölmüş ya da esir edilmişti. Ölenler arasında kumandanlar da vardı. Mısırlılar, savaş alanında çok miktarda ganîmet bırakmışlar bu sırada bir çok bayrak­ları da ele geçirilmişti. Zaferi kazanan Sinan Paşa bir gece yürüyüşü ile ertesi sabah Gazze'ye geldi. Burada Gazeliler ile Remlelilerin birleşerek, Osmanlı askerlerini pusuya düşürmek istedikleri öğrenildi. Sinan Paşa hep­sini yakalayarak cezalandırdı. Zafer haberi mektupla Yavuz Sultan Selim Han'a bildirildi. Bu zaferlerden sonra Mısır'ın son kapısı da açılmış ve Suriye ile Filistin'in tamamı ele geçirilmiş oldu. Bu esnada, Yavuz Sultan Selim Han, yanında musahibi Hasan Can ile tarihçi İdrîs-i Bitlisî ile beraber Kudüs'e gitti. Burada Peygamberlerin kabirle­rini ziyaret etti. Mescid-i Aksâ'da namaz kıldı. Hazreti İbrahim aleyhisselamın kab­rini ziyaret için Halilürrahman'a gitti ve bir gece içinde tekrar otağına döndü.