14.09.2016, Çarşamba

Gülçiçek Hatun

Gülçiçek Hatun

 I. Murat 'ın eşi, Yıldırım Bayezid'in annesidir. Aslen Rum olan Gülçiçek Hatun'un türbesi Bursa'da bulunmaktadır.

Bursa, Altıparmak semtinde, Sarıklı Değirmen Sokağı’nda bulunan türbe, Sultan I. Murad’ın (Hüdavendigâr) eşi, Yıldırım Beyazıd’ın annesi Gülçiçek Hatun’a aittir. Padişah anaları arasında kendi adına türbesi olan ilk kadındır.

Gülçiçek Hatun Türbesi

Mermer söveli bir revaktan içerisine girilen türbe 6.00x6.00 m. ölçüsünde kare planlıdır. Üzerini oldukça yüksek, sekizgen kasnaklı bir kubbe örtmektedir. Duvarları üç sıra tuğla, bir sıra köfeki taş dizisi ile örülmüştür. Türbenin her cephesinde ikişer tane olmak üzere toplam sekiz penceresi bulunmaktadır. Pencere aralarına da tuğladan kurs motifleri yerleştirilmiştir.

        Yıldırım Bayezid'in annesi Gülçiçek Hatun'a ait olup padişah anaları için yapıldığı bilinen türbelerin en eski örneğidir. Kitabesi bulunmayan yapının, Gülçiçek Hatun adına düzenlenen 802 ( 1399-1400) tarihli vakfiyeden XIV. yüzyılın sonlarında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Yine vakfiyeden anlaşıldığına göre türbe imaret, zaviye ve bazı evierden meydana gelen zengin bir külliyenin parçasıdır (Ayverdi, I, 462). Bu yapı topluluğunun di- ğer bir ünitesi de 1906 yılına kadar faal Gü lçiçek Ha tu n Türbesi - Bursa durumda olduğu başka bir belgeden öğ­ renilen bir medresedir (a.g.e., I, 441) 802 tarihli vakfiye, ı. Murad'ın padişah silsilenamelerinde ve vekayi'namelerde adı­ na rastlanmayan beşinci bir oğlunun daha bulunduğunu bildirmesi bakımından büyük bir tarihi değer taşımaktadır. Burada kaydedild iği ne göre ı. Murad'ın .tek eşi olan Gülçiçek Hatun vakıfla rının idaresini oğlu Vahşi Bey'e bırakm ştır (geni ş bilgi için bk. Baykal. s. 45 ; Ayverdi, I, 418-419). Külliyenin merkezine ayrıca Vahşi Bey tarafından bir mescid yaptı­ rılmış ve bu mescid banisinin ismiyle olduğu kadar bazı kayıtlarda geçtiği gibi annesine izafeten Gülçiçek Hatun ismiyle de anılmıştır. Yapıların bulundu- ğu mahalleye ise Vahşi Bey mahallesi denildiği yine eski kayıtlardan öğrenilmektedir (a.g.e., 1, 418). 1772 tarihli bir belgedeki, Gülçiçek Hatun Mescidi ve Türbesi'nin tamir edilmesine karar verildiğine ve bu iş için 23.400 akçe ayrıldığına ilişkin bilgiden (a.g.e., I, 4 ı 9) XVIII. yüzyılda harap durumda olduğu anlaşılan türbe en son 1958 yılında onarılmıştır. Bugün de bakımsız, harap olmaya yüz tutmuş durumda bulunan yapı yeni bir onarıma ihtiyaç duymaktadır. Plan şeması , içten 6,40 x 6,40 m. boyutlarında bir kare olan yapıyı beden duvarları üzerine yüksek bir sekizgen kasnakla oturan kubbe örtmektedir; kubbeye geçiş Türk üçgenleriyle sağlanmış­ tır. Kasnağın alt kısma göre orantısız bir yüksekliğe sahip bulunması ilk bakışta dikkat çekmektedir. Kasnağın beden duvarlarından farklı biçimde tuğla kullanmadan yalnız kesme taşlarla örülmüş olması da yine dikkat çekicidir ve bu durumlar orijinalitesinin bozulduğunu, bugünkü görünümü sonraki bir de- ğişiklikle aldığını göstermektedir. Genel oranlar göz önüne alındığında hemen farkedilen bu uyumsuzluğun. muhtemelen yapının bütünüyle yenilendiği 1958 onarımı sırasında, orijinalde on altı kö- şeli olması gereken kasnağın yerine bugün görülen sekizgen ve yüksek kasna- ğın yapılmasıyla meydana getirildiği söylenebilir. Türbenin gir ş cephesinin önünde yanları kapalı bir revak bölümü yer almaktadır. Bugün yalnızca yan duvarları ve zemin kısmıyla ayakta kalabilmiş olan revakın örtü sistemi yıkılmıştır . Tonoz veya kubbeye işaret edebilecek herhangi bir ize rastlanmamakta, duvarların üzerinde