11.06.2014, Çarşamba

Boğdan Seferi

Kara Boğdan Seferi Kara Boğdan Seferi

Boğdan, II. Bâyezid döneminden beri Osmanlılar'a bağlı bir voyvodalık haline getirilmişti. Boğdan voyvodalığı, Kili ve Akkerman kaleleri alındıktan sonra sıkı bir sekilde devletin nüfuzu altına girmişlerdi. Bunlar, yarim asırdan daha fazla bir süre devleti uğraştıracak hareketlerde bulunmamışlardı. Her ne kadar voyvodalık zaman zaman vergisini vermekte ihmal göstermişse de buna Iran, Mısır ve Macaristan seferleri münasebetiyle göz yumulmuş ve sadece ikaz ile iktifa edilmişti.

Petru Rareș Petru Rareș

Kanunî, Macaristan seferi sırasında Voyvoda Petro Rares'e bir berat göndererek, burayı onun idaresine bırakmıştı. voyvodalık, her yıl Osmanlı Devleti 'ne 4000 duka altın, 40 kısrak ve 20 tay göndermekle yükümlü tutulmuştu. Bunun içindir ki Voyvoda Petro Rares, Viyana seferi esnasında orduya elçisini göndererek sadakatini teyid ile bu seferinden avdette de vergisi olan 4000 duka altın ile 40 kısrak ve 20 taydan ibaret olan vergisini bizzat takdim etmişti. Hammer, Rares'in Osmanlılar'a getirdiği vergiler konusu ile onun, Kanunî tarafindan karşılanışı ve kendisine yapılan muameleyi su ifadelerle nakletmektedir: "Sultan Süleyman, Viyana'dan dönüsünde kararlaştırılan hediyeleri bizzat Rares'ten alarak karşılığında bir samur kürk (vezirlere mahsus elbise), iki tuğ (sancakbeyi alâmeti), bir kuka (yeniçeri ortabaşılarının serpuşu) hediye eder."

Petro Rares, Kanunî'nin teveccühüne mazhar olmakla birlikte hariçten yapılan tesirlerle gizlice Osmanlı Devleti 'nin aleyhine çalışmaya başlamıştı. Nitekim gizlice Ferdinand ile muhabere ve müzakerelere başlamış bulunan Petro Rares, o sıralarda karışıklıklar içinde bulunan Erdel'e tecavüz ettiği gibi, Zapolyai'ye karsı Ferdinand ile gizlice temasa geçmişti. Bundan başka göndermekle yükümlü oldugu vergileri de göndermemeye başlamıştı. Keza, Osmanlı Devleti 'nin o taraflardaki mutemede adamı olup Osmanlılar'a bağlı bir hükümet kurmak üzere Erdel'e gönderilmiş bulunan Venedikli Gritti'yi de öldürtmüştü.

İste Rares'in bu neviden faaliyetleri ve Lehlilerle iyi geçinmeyip onlar tarafindan voyvodanın azledilmesi hususunda vaki olan müracaatlar sonrası Kanunî l538 Mayıs'ında Boğdan üzerine yürümeyi kararlaştırır. Ancak bu kararını gizli tutar. Barbaros'un donanma ile denize açıldığı (7 Temmuz) ertesi günü İstanbul'dan hareket eden Osmanlı ordusu, Edirne'ye ulaşıp oradan hareket ettiği zaman Kanunî "Seferimiz Boğdan üzerinedir" diyecektir. Ordu, Sultançayırı denen mevkide iken Rares'ten gelen bir elçi, emre itaat edileceğini bildirmiş, ancak Kanunî, ona verdiği mektupta, Rares'in çirçirlik ve azgınlığa son vermesi ve gelip itaat arz etmesi halinde ona karsı merhametli davranacağını bildirmişti. Bununla beraber alınan haberlerden Rares'in samimi olmadığı anlaşılmış oldugundan sefere devam edilmiştir. Osmanlı ordusunun harekâtı karsisinda dehşete düsen Rares, Transilvanya içlerine doğru kaçmaktan başka bir çare bulamamıştı. Osmanlı ordusu ise Yas şehrini yakıp yıktığı gibi l6 Eylül l538'de Voyvodanın merkezi olan Suceva şehrini de alır. Bu şehrin fevkalade müstahkem bir kalesi olmasına rağmen şehir halkı, mukavemet edemeyeceğini anladığından, kale anahtarlarını getirip Osmanlı kuvvetlerine teslim eder. Bunun üzerine Kanunî, şehirde umumi af ilan ederek beylerin kendi aralarından bir voyvoda seçmelerini ister. Seçilen voyvoda ise Kanunî tarafindan intiham olunur ki bu, muhtemelen Petro Rares'in kardeşi olan Stefan Lacusta'dir. Kanunî, bu yeni voyvodaya bir de berat verir.

Bu seferin sonunda Osmanlılar, Prut ile Dinester nehirleri arasında kalan yerleri ellerine geçirmişlerdi. Elde edilen bu yerler, bir sancak haline getirilmişti. Bundan başka yıktırılan Kili kalesi yeniden inşa edilmiş, Akkerman ise müstahkem bir hâle getirilmişti. Yine bu esnada Bender şehri de ele geçirilmişti. Boğdan meselesinin hallinden sonra Osmanlı ordusu geri dönmüş, sefere katilmiş bulunan Kirim Hani Sahib Giray'a da geri dönme izni verilmişti. Osmanlı ordusunun dönüsünden sonra, beylerin seçtiği ve Kanunî'nin göreve getirdiği yeni voyvoda ile yeni idareciler, vaziyete hâkim olamazlar. Bunun üzerine Kanunî Sultan Süleyman, Rares'i İstanbul'a davet ederek ikinci defa voyvodalığı ona verir.